DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

"ÖZGÜRLÜK SAVUNUCULARININ TAHAmmüLSÜZLÜĞÜ"

11 Ağustos 2026 111 okunma
Kendini ifade ve basın özgürlüğünün savunucusu olarak konumlandıran CTP ve destekçilerinin, partileriyle ilgili en ufak eleştiriye dahi katlanamadığı, haberi yapanları hedef tahtasına koyduğu belirtiliyor.

Gerçekten kavramakta güçlük çekiyorum. Bir yanda ifade, düşünce ve basın özgürlüğü mücadelesi verdiğini iddia eden Cumhuriyetçi Türk Partisi ve ona gönül verenler, öte yanda haklarında kaleme alınan en küçük bir haber veya yazıya bile dayanamıyor. Kalemi tutan kişiyi derhal "CTP düşmanı" ya da "UBP yalakası" diye damgalıyorlar.

Ulusal Birlik Partisi ve Başbakan Ünal Üstel hakkında yazılanları gördükçe, iyi ki bunlar CTP'ye yazılmıyor diye düşünüyorum. Yazılsa herhalde ülkede iç savaş çıkardı. UBP'ye dönük sert bir haberimizin altına "UBP düşmanısınız" veya "CTP yalakasısınız" yorumu yapıldığını hiç anımsamıyorum. Keza tek bir gün olsun UBP'li bir yetkilinin arayıp kendilerini eleştiren bir haberi ya da yazıyı kaldırmamızı talep ettiğini de hatırlamıyorum.

Ne var ki CTP ile ilgili ne zaman bir haber yapsak, ya CTP düşmanı ilan ediliyoruz ya da UBP yalakası. Üstelik telefonlarımız anında çalmaya başlıyor ve ilgili haberin yayından kaldırılması isteniyor. Bu ülkede CTP'ye dokunulamaz mı? Dün bir haber yaptık, bir kesimin sesi olduk, yine aynı muameleye maruz bırakılmak istendik. Oysa bir gün evvel bizim yazdıklarımızı pek çok kişi sosyal medya hesaplarından dile getirmiş, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul için "Keşke parti başkanımız da sen olsan" demişti.

Şimdi doğruyu konuşalım. CTP liderliği gereken sertlikte bir muhalefet ortaya koysa, hem partililerini hem de kamuoyunu tatmin edecek çıkışlar yapsa, Murat Şenkul'un hükümete yönelik bu tür çıkışlar yapmasına ihtiyaç kalır mıydı? Şenkul bir boşluk görüyor ki bu çıkışları yapmak durumunda kalıyor. Öte yandan, neden diğer hiçbir CTP'li belediye başkanı genel siyaset hakkında konuşmazken Şenkul ısrarla bu alanda söz alıyor? Bütün bunlar yaşanmıyor da biz kalkıp kendi kafamızdan haber mi üretiyoruz? Lütfen saçmalamayın.

Herkes her şeyin farkında. Kimin neyi hedeflediğinin de, kimlerin hangi noktada yetersiz kaldığının da. Aynı biçimde partililerin beklentisinin hangi seviyede olduğunun da. Buyurun, size yakışan yakıştırmaları bu yazının altına da yapın. Ne de olsa ifade, düşünce ve basın özgürlüğü, size karşı yazılan bir yazıya kadardır.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör