DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Özkızan'dan Türkiye'ye "iradenize saygı" çağrısı

27 Temmuz 2026 29 okunma
Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Türkiye'deki siyasetçilerin KKTC'nin adının değiştirilmesi yönündeki söylemlerine sert tepki gösterdi. Özkızan, Kıbrıslı Türklerin egemenlik hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ve bu konuda ilk adımın Türkiye'den gelmesi gerektiğini belirtti.

Celal Özkızan, son dönemde Türkiye'de bazı siyasetçi ve yetkililerin gündeme getirdiği KKTC'nin adının değiştirilmesi tartışmalarını eleştirdi. Özellikle konunun TBMM'de bir milletvekili tarafından resmen önerilmesine dikkat çeken Özkızan, başka bir ülkenin adına ilişkin kararların Türkiye Meclisi'nde tartışılmasını "dikkat çekici" olarak nitelendirdi.

Özkızan, yaptığı açıklamada, "Bir milletvekili KKTC'nin adının 'Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' olarak değiştirilmesini Türkiye Meclisi'nde önerdi. Ancak Meclis'te kimse çıkıp da başka bir ülkenin, egemen bir devletin adının ne olacağına karar vermenin ya da bunu tartışmanın kendilerinin yetkisinde olmadığını söylemedi" ifadelerini kullandı. Kıbrıslı Türklerin iradesinin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Özkızan, bu iradeye en başta "dost ve kardeş ülke" olarak tanımlanan Türkiye'nin saygı göstermesini talep etmenin doğal bir hak olduğunu belirtti.

Özkızan ayrıca, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıs'ın güneyine yönelik sık sık "Kıbrıslı Türklerin iradesini yok sayamazsınız" açıklaması yaptığını hatırlatarak, aynı hassasiyetin Türkiye'den gelen müdahaleci açıklamalar karşısında gösterilmediğine işaret etti. "Türkiye'den yetkililer sabah akşam KKTC'nin sahibiymiş gibi açıklamalar yapıyor, Kıbrıslı Türklerin iradesinin hiçbir önemi yokmuş gibi davranıyor" diyen Özkızan, Erhürman'ın bu konuda kamuoyuna yönelik bir açıklama yapmadığı gibi Türkiye'ye dostça bir uyarıda dahi bulunmadığını kaydetti.

Kıbrıslı Türklerin geleceğine ilişkin kararların, bu ülkede yaşayan insanların iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini ifade eden Özkızan, egemenlik ve özne olma iddiasının her koşulda korunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör