DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

Öztürkler: KKTC'nin güvencesi güçlü Türkiye'dir

22 Temmuz 2026 48 okunma
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini her aşamada Türkiye ile birlikte yürüttüğünü belirterek, Ankara'nın desteğinin KKTC için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Ziya Öztürkler, TGRT kanalında yayınlanan bir programda İhlas Haber Ajansı temsilcisinin sorularını yanıtladı. Kıbrıs meselesinin doğru anlaşılması için 1960 ve 1963 yıllarındaki olayların iyi bilinmesi gerektiğini söyleyen Öztürkler, o dönemde Kıbrıs Türklerinin köylerinden zorla çıkarıldığını, küçük bölgelere sıkıştırıldığını ve sistematik saldırılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Meclis Başkanı, Kıbrıs Türk halkının büyük fedakarlıklarla verdiği mücadele sonucunda 20 Temmuz 1974'teki Mutlu Barış Harekatı ile güvenliğe kavuştuğunu kaydetti. Bugün KKTC'de hem Kuzey Kıbrıs hem de Türkiye bayraklarının özgürce dalgalandığını belirten Öztürkler, halkın egemenlik, özgürlük ve bağımsızlığına kararlılıkla sahip çıktığını söyledi.

Anavatan Türkiye'nin desteğinin Kıbrıs Türk halkına güven verdiğini dile getiren Öztürkler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası liderliği ve Türkiye'nin savunma sanayii ile teknolojide yakaladığı seviyenin KKTC için önemli bir güvence oluşturduğunu vurguladı. "Güçlü Türkiye, güçlü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demektir" diyen Öztürkler, NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin uluslararası etkinliğinin bir kez daha görüldüğünü ve dünya siyasetinde söz sahibi ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

Öztürkler, "Kıbrıs Türk halkının haklarını Anavatan Türkiye Cumhuriyeti asla yedirmez. Bu mücadeleyi hiçbir zaman yalnız yürümemiştir; her zaman Türkiye Cumhuriyeti ile omuz omuza yürütmüştür" ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör