Psikiyatrist Çakıcı'dan Filo Jet faciası sonrası sert eleştiri: "Hatay'ın standardını kuramamışız ama 30 üniversitemiz var"
- Psikiyatrist Çakıcı, Filo Jet faciasının KKTC toplumunun tamamında ağır travma yarattığını belirtti.
- Çakıcı, facianın standart ve kriz yönetimi sorunlarını ortaya çıkardığını savundu.
- Gemi personelinin Mayday çağrısı yapmayı bilmediği ve ilk kaçanların yetkililer olduğu öne sürüldü.
- Çakıcı, afet ve travma merkezlerinin eksikliğini sorgulayarak toplumun hazırlıksız olduğunu ifade etti.
Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının beşinci gününde kayıpları arama çalışmaları devam ederken, olayın toplum üzerindeki psikolojik etkileri de giderek daha fazla konuşuluyor. Psikiyatrist Dr. Mehmet Çakıcı, bu facianın yalnızca kayıp yakınlarını değil, küçük bir toplum olan KKTC'nin tamamını etkileyen ağır bir travma yarattığını belirtti.
Çakıcı, facianın ani ve beklenmedik niteliğinin travmanın etkisini daha da ağırlaştırdığına dikkat çekti. En büyük acıyı elbette hayatını kaybedenlerin ve kayıpların yakınlarının yaşadığını ifade eden Çakıcı, "Psikolojik bir travma yaşıyoruz. Ani ve beklenmedik bu facia ile dışarıda cenazeler, denizin içinde kayıplar. En kötüsünü elbette yakınlar yaşıyor. Dehşet ve çaresizlik" dedi. Deprem ve savaşlarda olduğu gibi büyük felaketlerin toplumun tamamında psikolojik izler bıraktığını vurgulayan Çakıcı, KKTC'nin küçük bir toplum olması nedeniyle facianın etkisinin çok daha geniş bir kesime yayıldığını söyledi.
Gazetecilerden polislere kadar olayın içinde görev alan herkesin bu psikolojik sürecin parçası olduğunu belirten Çakıcı, toplumun büyük bölümünün yaşananları haberler ve görüntüler üzerinden takip ederek travmatik süreci yeniden yaşadığını ifade etti. "Gazetecimiz de polisimiz de bu travmanın içinde. Tüm toplum bu videoları, haberleri okuyarak bunları yaşıyor. Kimse böyle bir şeye hazır değil. Hiçbir cihetle hazır değil. Siyasetçimiz de hazır değil" diye konuştu.
Çakıcı, travmanın toplumdaki herkeste aynı biçimde ortaya çıkmayacağına da işaret etti. Bazı insanların içine kapanıp durgunlaşabileceğini, bazılarında ise ani tepkiler, sinir ve öfke patlamaları görülebileceğini belirten Çakıcı, facianın ardından ortaya çıkan farklı toplumsal tepkilerin travmanın doğal sonuçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çakıcı'nın açıklamalarındaki en sert bölüm ise faciayı yalnızca bir deniz kazası olarak değil, ülkedeki standart ve kriz yönetimi sorunları açısından değerlendirmesi oldu. "Standartsız bir yaşam" ifadesini kullanan Çakıcı, geminin yola çıkışından teknik durumuna ve personeline kadar bir dizi noktada standart sorunu bulunduğunu savundu. Gemi personelinin acil durum sırasında Mayday çağrısı yapmayı bilmediği yönündeki ifadeye dikkat çeken Çakıcı, "Kadın çocuğuna yelek bulamıyor" dedi ve batma esnasında ilk kaçanların gemi yetkilileri olduğunu öne sürdü. Çakıcı, "Afet merkezimiz nerede? Travma merkezi nerede?" sorularını yönelterek, büyük bir felaket karşısında toplumun hazırlıklı olmasının yalnızca teknik ekipman ve arama-kurtarma kapasitesiyle sınırlı olmadığını, afetin ardından ortaya çıkacak ağır psikolojik tabloyla baş edebilecek kurumsal yapıların da önceden oluşturulması gerektiğini vurguladı. Değerlendirmesini Hatay örneği üzerinden tamamlayan Çakıcı, "Hatay belediyesinin kurduğu standardı burada kuramamışız. Durum bu. Ama 30 tane üniversitemiz var" ifadelerini kullandı.