DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kültür & Etkinlik

Rubato, Merit Royal Gardens’ta unutulmaz bir yaz gecesine imza attı

28 Temmuz 2026 31 okunma
Merit Royal Gardens Hotel & Casino’nun yaz konserleri serisi kapsamında sahne alan Rubato, geniş repertuvarıyla dinleyicilere duygu ve eğlenceyi bir arada yaşatan bir performans sergiledi.

Açık hava sahnesinde gerçekleşen konser, Türk müziğinin sevilen gruplarından Rubato’nun sahne almasıyla başladı. Grup, Şebnem Ferah’ın “Yağmurlar” adlı eseriyle geceye giriş yaparken, ardından seslendirilen şarkılarla dinleyiciler hem duygusal anlar yaşadı hem de coşkulu anlara tanıklık etti. Konser alanı, zaman zaman hep bir ağızdan söylenen şarkılar ve alkışlarla yankılandı.

Gecenin en dikkat çekici anlarından biri, “Kim Bilir Kimler Var Şimdi Kalbinde” eserinde sergilenen solo klarnet performansı oldu. Göksun Çavdar’ın yorumuyla hayat bulan bu solo, izleyicileri adeta büyüleyerek dakikalarca alkış aldı. “Düşler Sokağı” ise konserin en samimi anlarından biri olarak öne çıktı; tüm misafirler şarkıya hep bir ağızdan eşlik etti.

Eğlencenin temposu “Aman Yesinler” ve “Ah Bu Hayat Çekilmez” ile zirveye ulaştı. Misafirler yerlerinden kalkarak danslarıyla şarkılara eşlik ederken, açık hava alanı büyük bir coşkuya sahne oldu. Rubato’nun Ahmet Kaya’nın “Acımasız Olma Şimdi Bu Kadar” eserini yorumlaması ise gecenin en duygu yüklü anlarından biri olarak kaydedildi.

Final bölümünde seslendirilen son dört eser, geceyi unutulmaz kıldı. Konseri izleyen herkes, Rubato ile birlikte şarkıları söyleyerek dev bir koro oluşturdu. Müzik, duygu ve eğlencenin aynı sahnede buluştuğu bu gece, Merit Royal Gardens Hotel & Casino’nun yaz sezonuna damga vuran etkinliklerden biri olarak izleyenlerden tam not aldı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör