DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Rum Müzakereci Menelau'dan Sert Çıkış: Türk Tarafı Süreci Bilinçli Olarak Yavaşlatıyor

22 Ağustos 2026 107 okunma
Rum Müzakereci Menelaos Menelau, Kıbrıs Türk tarafını müzakere sürecini oyalamak ve geciktirmekle suçladı. Liderler arasındaki bir sonraki görüşmenin 26 Ağustos'ta yapılması bekleniyor.
Öne Çıkanlar
  • Rum Müzaketeci Menelau, Kıbrıs Türk tarafını süreci bilinçli yavaşlatmakla suçladı.
  • Erhürman'ın haftalık liderler görüşmesi önerisine rağmen ilk temas ancak geçen perşembe müzakereciler düzeyinde yapıldı.
  • BM Genel Sekreteri Guterres'in ziyaretinin üzerinden üç hafta geçti ve eylül sonunda gayriresmi görüşme ihtimali var.
  • Menelau, güven yaratıcı önlemlerde anlaşmanın ancak liderler görüşmesinde mümkün olacağını belirtti.

Kıbrıs sorununda hareketlilik arayışları sürerken Rum tarafından dikkat çeken bir suçlama geldi. Rum Müzakereci Menelaos Menelau, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın haftalık liderler görüşmesi önerisine karşın müzakere sürecinde ilerleme kaydedilememesinden Kıbrıs Türk tarafını sorumlu tuttu.

Menelau, Kıbrıs Türk tarafının tutumunda son dönemde belirgin bir yavaşlatma ve geciktirme eğilimi gözlemlediğini öne sürdü. Oysa Erhürman'ın, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de basın toplantısında dile getirdiği haftada bir liderler düzeyinde görüşme önerisini ortaya koyduğunu hatırlatan Menelau, bu hazır olma halinin şu ana kadar pratiğe yansımadığını savundu.

BM Genel Sekreteri Guterres'in Ada'ya gerçekleştirdiği ve her iki tarafa da "ev ödevi" verdiği ziyaretin üzerinden üç hafta geçmesine rağmen taraflar arasındaki ilk temasın ancak geçen perşembe günü müzakereciler düzeyinde yapılabildiğine işaret edildi. Guterres'in görev süresinin aralık ayında sona ereceği ve BM Genel Kurulu çerçevesinde eylül sonunda gayriresmi görüşme yapılabileceği dikkate alındığında, bu gecikmenin süreçte acele edilmediği izlenimi yarattığı belirtiliyor.

Menelau, Kıbrıs Türk tarafını oyalamak, engellemek ve çabanın hızlanmasına müsaade etmemekle suçlarken, "Bütün tarafların siyasi iradesine ihtiyaç var" ifadesini kullandı. 26 Ağustos'taki Erhürman-Hristodulidis görüşmesinin ajandasının ise BM Genel Sekreteri'nin 5+1 görüşmenin organize edilebilmesi için ortaya koyduğu ön hazırlık olduğunu aktardı.

Güven Yaratıcı Önlemler konusuna da değinen Menelau, müzakereciler görüşmesinden bu konuda bir anlaşma çıkmasının beklenmediğini, böyle bir adımın ancak liderler görüşmesinde atılabileceğini söyledi. Yakınlaşmalar konusunda ise kayıt sürecinin BM Genel Kurulu öncesinde tamamlanacağı kanaatinde olduğunu belirten Menelau, iç meselelerle ilgili olanların iki topluma, uluslararası yönleriyle ilgili olanların ise garantör güçlere verileceğini ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Rum Müzakereci Menelau, Kıbrıs Türk tarafını hangi somut eylemlerle suçluyor?
Menelau, Kıbrıs Türk tarafını müzakere sürecini bilinçli olarak yavaşlatmak, oyalamak ve engellemekle suçluyor.
Liderler arasındaki bir sonraki görüşme ne zaman ve hangi konu üzerine yapılacak?
26 Ağustos'taki Erhürman-Hristodulidis görüşmesinin ajandası, BM Genel Sekreteri'nin 5+1 görüşmenin organize edilebilmesi için ortaya koyduğu ön hazırlık olacak.
BM Genel Sekreteri Guterres'in ziyaretinden sonra taraflar arasındaki ilk temas ne zaman gerçekleşti?
Guterres'in ziyaretinin üzerinden üç hafta geçmesine rağmen ilk temas, geçen perşembe günü müzakereciler düzeyinde yapılabildi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör