DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Savaşan: Erenköy'deki Ruh, Kıbrıs Türkü'nün Kaderini Çizen En Büyük Mirastır

09 Ağustos 2026 28 okunma
UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, Erenköy Direnişi'nin 62. yılında yaptığı açıklamada, bu mücadelenin Kıbrıs Türk halkının varoluş iradesini dünyaya ilan eden tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Savaşan, şehitleri rahmetle anarken, bırakılan emanete sahip çıkmanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, 8 Ağustos 1964 Erenköy Direnişi’nin 62. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir anma mesajı yayımladı. Savaşan, Erenköy’de sergilenen direnişin, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, varoluş ve bağımsızlık yolundaki sarsılmaz iradesinin en güçlü sembollerinden biri olarak tarihteki yerini aldığını belirtti.

Paylaşımında, gençlerin, mücahitlerin ve halkın omuz omuza verdiği bu mücadelenin azim, cesaret ve vatan sevgisinin eşsiz bir örneği olduğuna dikkat çeken Savaşan, o gün ortaya konan fedakârlığın Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığını gözler önüne serdiğini ifade etti. Savaşan, Erenköy Direnişi’nin, en zor şartlar altında dahi özgürlükten ve onurdan taviz verilmeyeceğini tüm dünyaya kanıtlayan kritik bir kırılma anı olduğunu kaydetti.

Bugüne düşen en büyük görevin, kahramanların uğruna savaştığı değerleri korumak ve bu kutsal emaneti gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmak olduğunu vurgulayan Savaşan, Kıbrıs Türk halkının bugün kendi topraklarında özgür ve onurlu bir biçimde var olabilmesinde Erenköy’deki direnişin büyük bir payı bulunduğunu dile getirdi.

Ahmet Savaşan, mesajının sonunda başta Erenköy şehitleri olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve varoluş mücadelesinde hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Hayatta olan gazilere sağlık ve huzur dileyen Savaşan, Erenköy’de yakılan özgürlük meşalesinin ışığının sonsuza dek yolu aydınlatacağına olan inancını yineledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör