DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

Seçmen bu kez adayın geçmişine de partisinden daha fazla bakacak

23 Temmuz 2026 118 okunma
Kamu Görevlileri Sendikası Başkanı Metin Atan, ekonomik krizin derinleştiği ülkede seçmenin sadece partilerin vaatlerine değil, adayların kişisel profillerine de odaklanacağını söyledi.

Hakikat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Güven Arıklı’nın sorularını yanıtlayan Metin Atan, toplumun hem ekonomik rahatlama hem de siyasi güven arayışında olduğunu belirtti. Atan, vatandaşın alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü ve geçim sıkıntısının her kesimi etkileyen ana sorun haline geldiğini ifade etti.

Asgari ücret belirleme sürecine de değinen Atan, ücretin açıklanmasından önce birçok ürüne zam yapıldığını, ardından gelen fiyat artışlarının ise maaş artışlarını kısa sürede etkisiz bıraktığını vurguladı. Döviz kurlarındaki yükselişin de piyasaya doğrudan yansıdığını, bunun temel tüketim mallarından kiralara kadar her alanda halkın cebini daha da zorladığını kaydetti.

Atan, ekonomik belirsizliğin yanı sıra siyasete olan güvenin de sarsıldığını dile getirdi. “Siyasi kararlar ekonomiyi, ekonomi ise vatandaşın yaşam standardını doğrudan belirlemektedir” diyen Atan, toplumun artık kısa vadeli değil, uzun vadeli ve istikrarlı çözümler beklediğini söyledi.

Seçim hazırlıklarının hızlandığına dikkat çeken Atan, mevcut kamuoyu algısında Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin birinci sırada göründüğünü ancak bunun seçim sonuçlarına nasıl yansıyacağının partinin izleyeceği politikalara bağlı olduğunu belirtti. Ulusal Birlik Partisi’nin ise geçirdiği olumsuz dönemin ardından toparlanma sinyalleri verdiğini gözlemlediğini ifade etti.

Atan, diğer partilerin başarısının sadece projelerle değil, aday gösterecekleri isimlerle de belirleneceğini söyledi. “Topluma mal olmuş, dürüstlüğüyle güven veren, liyakat sahibi isimler seçmenin en önemli değerlendirme kriterlerinden biri olacaktır” diyen Atan, hangi partinin barajı aşacağının da büyük ölçüde bu kadro tercihlerine bağlı olduğunu ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör