DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Şenkul'dan Eleştirilere Yanıt: "Sokaktaki İnsanın Derdi Bu, Kopmayın"

10 Ağustos 2026 100 okunma
Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, kentteki ölümlü kaza ve cinayet sonrası yaptığı çıkışın "fenomenlik" diye yaftalanmasına yüklendi. Şenkul, belediyeciliğin yalnızca altyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını belirterek muhataplarına "görevinizi yapın" çağrısında bulundu.

Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, peş peşe yaşanan iki vahim olayın ardından sosyal medyada gösterdiği tepkinin hedef haline getirilmesine sessiz kalmadı. Şenkul, kendisine yöneltilen "sosyal medya fenomenliği" ve "milletvekillerinin rolünü çalma" suçlamalarına karşı doğrudan ve oldukça net bir dille yanıt verdi.

Kentte önce simge bir ismin alkollü ve ehliyetsiz bir sürücünün çarpmasıyla hayatını kaybetmesi, ardından izinsiz ikamet eden bir kişinin arkadaşını bıçaklayarak öldürmesi üzerine Şenkul "Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz?" paylaşımı yapmıştı. Bu sözlerin bazı çevrelerce küçümsenmesini "Halktan bu kadar mı kopulur?" sorusuyla eleştiren Şenkul, yaşanan acı olaylar karşısında duyarsız kalınamayacağını vurguladı.

Belediye başkanlığı görev tanımının dar kalıplara sıkıştırılmasına itiraz eden Şenkul, sorumluluk alanının yalnızca temizlik ve su hizmetleriyle sınırlı olmadığının altını çizdi. Kentte yaşayan herkesin huzuru ve mutluluğunun da kendi görev tanımının içinde olduğunu ifade eden Şenkul, bu anlayışla hareket etmeye devam edeceğini belirtti.

Sosyal medyayı halkla doğrudan temas kurduğu bir mecra olarak gördüğünü aktaran Şenkul, kendisini buradan eleştirenlere de benzer bir iletişim kanalı açmalarını önerdi. Girne halkının son olaylar nedeniyle derin bir huzursuzluk ve mutsuzluk içinde olduğuna dikkat çeken Şenkul, sözlerini muhataplarına yönelik sert bir çağrıyla noktaladı: "Sorunu çözmek yerine sorun var diyenlere laf atmayı bırakın ve görevinizi yapın."

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör