Şiddeti Belli Kesimlere Yıkmak Asıl Meseleyi Perdeliyor
Avukat Aslı Murat, dün Lefkoşa'daki Metropol Süpermarket'te yaşanan bıçaklı saldırının ardından yeniden alevlenen kadına yönelik şiddet tartışmalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Murat, şiddet olaylarının hikâyeleştirilmesinin, görüntülerin servis edilmesinin ve yaşananlara gerekçe aranmasının son derece sakıncalı olduğunu belirtti. Bu tür yaklaşımların, şiddetin kök nedenlerinin masaya yatırılmasını engellediğini ve kamuoyundaki tartışmayı yanlış bir zemine sürüklediğini ifade etti.
Şiddet görüntülerinin dolaşıma sokulmasının iki ağır sonucu olduğuna dikkat çeken Murat, bunlardan ilkinin şiddetin toplum nazarında sıradanlaşması, ikincisinin ise mağdurların yaşadığı travmanın daha da ağırlaşması olduğunu kaydetti. Zaten kendilerini yeterince güvende hissetmeyen kadınların, bu tür olaylar ve görüntüler nedeniyle güvensizlik duygusunun katlanarak arttığını söyledi. Murat'a göre magazinsel anlatılar bir yana bırakılıp, şiddeti doğuran sebeplere ve bunları ortadan kaldıracak somut adımlara odaklanılması gerekiyor.
Kadına yönelik şiddetin temelinde yatan dinamiğe de değinen Murat, asıl meselenin kadının kendi hayatı üzerindeki karar alma iradesinin kontrol ve denetim altına alınmak istenmesi olduğunu vurguladı. Şiddetin bir güç ve tahakküm kurma aracı olarak ortaya çıktığını belirten Murat, kadınların çoğu zaman en yakınlarındaki kişiler tarafından hedef alınmasının da bu kontrol arzusunun açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Murat, kadına yönelik şiddetin herhangi bir etnik kökene, gelir grubuna ya da toplumsal kesime indirgenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Şiddetin evrensel bir sorun olduğunu ve her ülkede, her toplumsal katmanda görülebildiğini hatırlattı. Devletin sosyal hizmetler, yasal düzenlemeler, kolluk kuvvetleri ve ilgili tüm kurumlar arasında etkin bir eşgüdüm sağlayarak bütüncül bir mücadele mekanizmasını hayata geçirmesi gerektiğini söyledi. Son dönemde yaşananların, kadına yönelik şiddetle mücadelenin arzu edilen seviyede olmadığını ve suçu önlemeye dönük politikaların yetersiz kaldığını gözler önüne serdiğini ifade eden Murat, mahkemelerin şiddeti normalleştiren veya magazinleştiren gerekçeleri hafifletici neden saymadığını da sözlerine ekledi. Asıl hedefin, şiddeti daha ortaya çıkmadan engelleyecek etkin ve sürdürülebilir politikalar oluşturmak olduğunu vurguladı.