DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Sürücü kurslarından kazaya tepki: "Suçlu biz değiliz, sistem çökmüş durumda"

29 Temmuz 2026 86 okunma
Gönyeli-Boğaz yolundaki ölümlü kazanın ardından hedef gösterilen sürücü okulları, yazılı bir açıklama yaparak asıl sorunun denetim ve yasal boşluklardan kaynaklandığını savundu.

KKTC Bağımsız Şoför Okulları Birliği Başkanı Emirzade Tilki, Gönyeli-Boğaz yolunda yaşanan ölümlü trafik kazası sonrası kamuoyunda şoför okullarına yöneltilen suçlamalara sert bir dille yanıt verdi. Tilki, her ölümlü kazanın ardından sorumluluğun eğitim kurumlarına ve müfettişlere yıkılmasını kabul etmediklerini belirtti. Eğitim kurumlarının sürücülere trafik kurallarını öğrettiğini ancak bireylerin bilinçli ihlallerinden sorumlu tutulamayacaklarını ifade eden Tilki, "Biz olmasak acaba ne olacak?" sorusunu yönelterek sistemdeki temel sorunların şoför okullarından kaynaklanmadığını vurguladı.

Açıklamada, sürücü eğitim sisteminin geliştirilmesi ve ilgili tüzüklerin güncellenmesi için yıllardır mücadele verdiklerini belirten Tilki, gerekli yasal düzenlemelerin bugüne kadar hayata geçirilmemesinden hükümetleri sorumlu tuttu. Birlik, trafik güvenliğinin sadece sürücü eğitimine indirgenemeyeceğini, etkin denetim ve güçlü yasal altyapının da en az eğitim kadar kritik olduğunu kaydetti.

Kazaya neden olduğu iddia edilen sürücünün aracında yasaklı madde bulunduğu, sigortasız araç kullandığı ve uzun süredir ülkede yasal statüsü olmadan yaşadığı yönündeki iddialara dikkat çekilen açıklamada, bu durumun denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri gözler önüne serdiği ifade edildi. Birlik, bu iddiaların doğrulanması halinde asıl sorgulanması gerekenin denetim sistemi olduğunu savundu.

Birlik Başkanı Emirzade Tilki, nüfus ve muhaceret denetimlerinin güçlendirilmesi, giriş-çıkış kontrollerinin etkinleştirilmesi ve trafik güvenliğinde yalnızca cezaların artırılmasına odaklanmak yerine sürekli saha denetimleri ile kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Tilki, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin siyasi ihmallere kurban edilemeyeceğini belirterek, yetkilileri kalıcı ve somut adımlar atmaya davet etti.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör