TDP: Yeni 5+1 Zirvesi Uzlaşısı Kaçırılmaması Gereken Bir Fırsat
TDP'den yapılan yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bugünkü sözlerinin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın duruşuyla birebir örtüştüğü ifade edildi. Açıklamada, herhangi bir sonuç elde edemeyen ve başarısızlıkla neticelenecek bir müzakere sürecinin, Kıbrıslı Türklerin 1960 antlaşmalarından kaynaklanan haklarını koruma çabalarına zarar vereceği görüşüne yer verildi. Bu hakların güvence altına alınabilmesi için adada adil ve kalıcı bir çözümün hayata geçirilmesinin şart olduğu vurgulandı.
Parti, süreçten ziyade çözüm odaklı olduklarını belirterek, hem Kıbrıslı Türklere hem de Kıbrıslı Rumlara güvenlik, refah ve daha iyi bir gelecek sunacak bir anlaşmanın, başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere tüm bölgeye olumlu yansıyacağını kaydetti. TDP açıklamasında, "Yeni 5+1 süreci, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve bugüne kadar varılan mutabakatlar temelinde ilerlemelidir" denildi. Ayrıca, iki toplum arasındaki güveni artırıcı adımların çözümün başarı şansını yükselteceği ve bu güven inşasının müzakere sürecinin en kritik unsurlarından biri olduğu aktarıldı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve ekibine diplomatik gayretleri için teşekkür eden TDP, Guterres'in adadaki temaslarının, vatandaşların spekülasyon ve korkuya dayalı senaryolara itibar etmemesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini belirtti. Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak soğukkanlılıkla, güçlü bir diplomasiyle ve toplumun farklı kesimleriyle yürütülecek diyalog sayesinde mümkün olduğu ifade edilen açıklamada, "Kritik dönemlerde toplumsal çıkarları her türlü siyasi kaygının önünde tutan yaklaşımımızın önemi bu süreçte bir kez daha ortaya çıktı" ifadeleri kullanıldı.
TDP, Cumhurbaşkanı ile sağlıklı bir diyalog içinde çözüm sürecine katkı sunmaya devam edeceğini belirterek, "suni korkular yaratarak yaşanan ekonomik ve yönetsel sorunları perdelemeye çalışan anlayışın" halktan gereken cevabı alacağını savundu. Parti, Kıbrıs sorununun çözümünün Kıbrıslı Türkler için hayati önem taşıdığını yinelerken, halkın öncelikli gündeminin "hayat pahalılığı, yolsuzluklar, sağlık ve eğitim alanındaki sorunlar ile giderek büyüyen bütçe açığının yarattığı ekonomik sıkıntılar" olduğunu da dile getirdi.