DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

TDP'den Sosyal Adalet Vurgusu: Kadına, Çocuğa ve Doğaya Sahip Çıkacağız

05 Ağustos 2026 115 okunma
Toplumcu Demokrasi Partisi MYK Üyesi Ayşe Öztabay, partilerinin hedefinin sadece iktidara gelmek olmadığını, topluma güven ve aidiyet duygusunu yeniden kazandırmak istediklerini söyledi. Öztabay, kadına yönelik şiddet ve güvenlik konularında devletin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Öztabay, katıldığı bir televizyon programında partisinin vizyonuna ilişkin önemli mesajlar verdi. Öztabay, TDP'nin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığını, ülkenin karşı karşıya kaldığı her meselede çözüm üretme sorumluluğu taşıdığını dile getirdi. "Biz bu ülkeye yeniden aidiyet duygusunu kazandırmaya talibiz" diyen Öztabay, bunun yolunun hukuk devletini, liyakati, şeffaflığı ve sosyal adaleti güçlendirmekten geçtiğini ifade etti.

Kadına yönelik şiddet konusuna özel bir parantez açan Öztabay, bu tür olayların münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin temel görevi olduğunu vurgulayan Öztabay, şiddeti meşrulaştıran söylemlerin toplumda yeni vakaları tetiklediğine dikkat çekti. Ataerkil zihniyetin siyasette ve kamusal alanda dönüşmeden kadınların gerçek anlamda güvende olamayacağını söyleyen Öztabay, toplumsal cinsiyet eşitliğinin devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Öztabay, "Bu ülkenin kadınına, çocuğuna, doğasına ve tüm canlı yaşamına sahip çıkacak sosyal adalet anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Cinsiyet eşitliğini sağlamak devletin sorumluluğudur, eğer cinsiyet eşitsizliği de varsa bunu ortadan kaldırmak yine devletin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.

Ülkedeki güvenlik sorunlarının yalnızca polisiye tedbirlerle açıklanamayacağını belirten Öztabay, vatandaşların devlete duyduğu güvenin her geçen gün azaldığını söyledi. Ceza infaz sistemine de değinen Öztabay, şartlı tahliye ve cezaevi disiplin düzenlemelerindeki değişikliklerin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. Bağımsız mahkemelerin kararlarının idarenin takdirine bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Öztabay, infaz sisteminin siyasi tercihlerle değil, hukukçuların ve uzmanların görüşleri doğrultusunda yasal çerçevede düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

TDP'nin hukuk devleti, sosyal adalet ve toplumsal dayanışma ilkeleri doğrultusunda hem Meclis içinde hem de toplumun her kesiminde çözüm üretmeye devam edeceğini kaydeden Öztabay, "Biz söylemlerle değil, politikalarımızla bu ülkenin insanına, doğasına ve geleceğine sahip çıkacağız" dedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör