DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Telekomünikasyon Altyapısında Kamu Denetimi Uyarısı

19 Ağustos 2026 43 okunma
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, KKTC'nin haberleşme altyapısının Türk Telekom'a bağlanmasının ciddi riskler barındırdığını belirterek, stratejik kamu varlıklarının korunması gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, haberleşme altyapısının stratejik kamu malı olduğunu vurguladı.
  • KKTC telekom altyapısının Türk Telekom'a bağımlı hale getirilmesini büyük tehlike olarak nitelendirdi.
  • Üredi, kamu kaynaklarının denetim ve söz hakkı ortadan kaldırılarak devredilmesine karşı çıktı.
  • Türk Telekom satış iddialarının, kamunun malının kamuda kalması ilkesinin önemini gösterdiğini belirtti.

Kıbrıs Türk Kamu, Ulaştırma, Haberleşme, Bilişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı Hakan Üredi, bir ülkenin haberleşme altyapısının yalnızca teknik donanımdan oluşmadığını ifade etti. Üredi'ye göre bu altyapı, stratejik nitelikte bir kamu malı olarak değerlendirilmeli ve kimin yönettiği, hangi kararların alındığı ve elde edilen gelirin nereye aktarıldığı doğrudan toplumsal çıkarı ilgilendiriyor.

Üredi yazılı açıklamasında, Türk Telekom'un mülkiyet yapısının yeniden gündeme geldiği bir dönemde KKTC'nin telekomünikasyon altyapısının bu şirkete giderek daha fazla bağımlı hale getirilmesinin büyük bir tehlike oluşturduğunu kaydetti. Türkiye basınında Türk Telekom'un yeniden satışa çıkarılabileceğine dair haberlerin, sendika olarak aylardır dile getirdikleri uyarıların haklılığını ortaya koyduğunu belirten Üredi, bu durumun artık daha net görülmesi gerektiğini söyledi.

Telekomünikasyon Dairesi'nin gelir sağlayan birimlerinin, altyapısının ve stratejik yetkilerinin farklı yapılara devredilmesine itiraz ettiklerinde kendilerine "özelleştirme olmayacak" yanıtı verildiğini hatırlatan Üredi, Tel-Sen'in asıl karşı çıktığı noktanın kamu kaynaklarının, kamunun söz hakkı ve denetimi ortadan kaldırılarak başka ellere geçmesi olduğunu vurguladı.

Üredi, "Mesele şirketin hangi ülkeye ait olduğu değildir. Mesele kamunun malının ve kamunun karar yetkisinin korunup korunmadığıdır. Bir şirket bugün kamu kontrolünde olabilir, yarın hisse yapısı değişebilir. Bugün verilen bir stratejik altyapı yetkisi ise yarın geri alınamayacak sonuçlar yaratabilir." ifadelerini kullandı. Telefon Dairesi'nin modern ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden yapılandırılması, yatırım alması ve fiber altyapının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Üredi, bunun yolunun kamu kurumunu devre dışı bırakmak veya ülkenin haberleşme altyapısını tek bir şirkete bağımlı kılmak olmadığını söyledi. Sendika olarak teknolojiye değil, kamusal varlıkların tasfiyesine karşı mücadele ettiklerini dile getiren Üredi, Türk Telekom hakkındaki satış iddialarının "kamunun olanın kamuda kalması" ilkesinin önemini bir kez daha gösterdiğini kaydetti.

Sık Sorulan Sorular

KKTC'nin telekomünikasyon altyapısının Türk Telekom'a bağımlı hale getirilmesinin neden bir tehlike olarak görüldüğü belirtiliyor?
Türk Telekom'un mülkiyet yapısının yeniden gündeme gelmesi ve satışa çıkarılabileceği haberleri, altyapının stratejik kamu malı niteliğini kaybetme riskini ortaya koyuyor.
Tel-Sen'in özelleştirme karşıtlığının asıl gerekçesi nedir?
Tel-Sen, kamu kaynaklarının, kamunun söz hakkı ve denetimi ortadan kaldırılarak başka ellere geçmesine karşı çıkıyor; mesele şirketin hangi ülkeye ait olduğu değil.
Telekomünikasyon Dairesi'nin hangi unsurlarının devredilmesine itiraz ediliyor?
Gelir sağlayan birimlerin, altyapının ve stratejik yetkilerin farklı yapılara devredilmesine itiraz ediliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör