DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Adli Olaylar

Teminatla Serbest Kalan Zanlılar Yeniden Suç Makinesi Gibi: Toplum Güvenliği Tehlikede mi?

11 Ağustos 2026 82 okunma
Trafikte silah çekme, uyuşturucu temini ve ölümlü kazada yalan beyan gibi ciddi suçlardan yargılanan zanlıların teminatla serbest bırakılması, adalet sisteminde yalnızca maddi koşullara bakılmasının yarattığı tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Trafikte yaşanan bir tartışmada karşısındaki kişiye tabanca doğrultarak "Biraz daha yaklaşırsan seni vuracağım" dediği öne sürülen bir zanlının teminat karşılığında serbest kalması dikkat çekti. Benzer bir tablo, Güney Kıbrıs'tan para toplayarak uyuşturucu temin ettikleri iddia edilen üç kişiden ikisinin tutuksuz yargılanmak üzere bırakılmasıyla da yaşandı.

85 yaşındaki Turan Obalı'nın hayatını kaybettiği trafik kazasının ardından ortaya çıkan detaylar ise tartışmaları alevlendirdi. Kazanın gerçek sürücüsünü saklamak için polise yalan beyanda bulunduğu iddia edilen zanlılardan birinin, daha önce müstahdem tarafından sirkat, geceleyin ev açma ve sirkat suçlarından mahkemeye çıkarıldığı ve o dönem de teminata bağlandığı ortaya çıktı.

Geçmişte mahkemeye yansıyan dosyalar incelendiğinde, teminatla serbest bırakılan bazı zanlıların kısa süre sonra yeni suç iddialarıyla tekrar hâkim karşısına çıktığı görüldü. Bu durum, mahkemelerin teminat kararı verirken sadece zanlının duruşmalara katılmasını sağlayacak maddi koşulları değil, yeniden suç işleme riskini ve toplum güvenliğini de kapsamlı biçimde değerlendirmesi gerektiği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.

Özellikle silah kullanma tehdidi, şiddet eğilimi veya tekrarlayan suç iddialarının söz konusu olduğu durumlarda, uzman psikolojik veya psikiyatrik değerlendirme, tedavi ve rehabilitasyon programları, daha sıkı polis denetimi, düzenli kontrol ve farklı koruyucu tedbirlerin devreye alınabileceği belirtiliyor. Teminatla serbest bırakılmanın kişinin suçlu olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan uzmanlar, yine de zanlının geçmiş dosyaları, davranış biçimi ve somut bir suç işleme riski bulunup bulunmadığının göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör