DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Üçüncü Ülke Çalışanları İçin Bakanlığa 4 Maddelik Çözüm Önerisi Sunuldu

27 Ağustos 2026 73 okunma
Pakistan Birlik ve Kültür Derneği, KKTC'de yasal olarak çalışan üçüncü ülke vatandaşlarının yaşadığı sorunlara ilişkin hazırladığı dört maddelik çözüm paketini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu'na iletti.
Öne Çıkanlar
  • Pakistan Derneği, Çalışma Bakanı'na üçüncü ülke çalışanları için 4 maddelik çözüm önerisi sundu.
  • Yatay geçiş süresinin bir yıldan altı aya indirilmesi talep edildi.
  • Mevcut iş gücüne öncelik tanınması ve yeni işçi getirilmeden önce değerlendirme yapılması istendi.
  • İşsiz kalanlar için destek birimi kurulması ve ihmali işverenlere yaptırım uygulanması önerildi.

Pakistan Birlik ve Kültür Derneği Başkanı Nawaz Muhammed ve yönetim kurulu üyeleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu'nu makamında ziyaret ederek üçüncü ülke vatandaşlarının çalışma hayatında karşılaştığı sıkıntıları gündeme taşıdı. Dernek heyeti, hazırladıkları çözüm önerilerini içeren yazılı talepleri de Bakan Hasipoğlu'na teslim etti.

Derneğin sunduğu önerilerin yalnızca Pakistan vatandaşlarını değil, KKTC'de yasal statüsünü koruyarak çalışan ve ülke ekonomisine katkı koyan tüm üçüncü ülke vatandaşlarını kapsadığı vurgulandı. Mevzuattan ve uygulamalardan kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi, çalışanların hak kayıplarının önüne geçilmesi ve daha adil bir çalışma düzeninin oluşturulması gerektiğine dikkat çekildi.

Taleplerin ilk sırasında yatay geçiş sürelerinin yeniden düzenlenmesi yer aldı. Ülkeye ilk kez ön izinle gelen çalışanlar için uygulanan bir yıl aynı iş yerinde çalışma şartının, uzun süredir KKTC'de yasal olarak bulunan üçüncü ülke vatandaşları için de aynı şekilde uygulanmasının mağduriyet yarattığı belirtilerek bu sürenin 6 aya indirilmesi istendi. Ayrıca yurt dışından yeni işçi getirilmeden önce ülkedeki mevcut iş gücünün değerlendirilmesi, Beyaz Kimlik sahibi olanlar ile geçerli çalışma izni bulunan iş arayanlara istihdamda öncelik tanınması talep edildi.

Dernek, işsiz kalan Beyaz Kimlik ve çalışma izni sahiplerinin durumlarını doğrudan bildirebilecekleri bir destek birimi ve resmi iletişim platformu kurulmasını da önerdi. Bu sistem sayesinde işsiz kalanların kayıt altına alınması, yeni iş bulmaları için makul süre tanınması ve süreç boyunca yönlendirme yapılması gerektiği ifade edildi. Görüşmede ayrıca 40 günlük çalışma izni tamamlama sürecinde işverenlerin işlemleri zamanında yapmaması nedeniyle çalışanların düzensiz statüye düşebildiği, bunun da sınır dışı edilme dahil ciddi sonuçlar doğurabildiği gündeme getirildi. Dernek, ihmali olan işverenlere idari ve mali yaptırım uygulanmasını, mağdur çalışanın ise cezaya düşmeden statüsünü yeniden yasal hale getirebilmesi için ek süre ve yasal hak tanınmasını talep etti.

Sık Sorulan Sorular

Üçüncü ülke çalışanları için önerilen yatay geçiş süresindeki değişiklik nedir?
Bir yıl olan aynı iş yerinde çalışma şartının 6 aya indirilmesi talep edildi.
Derneğin sunduğu öneriler hangi çalışan grubunu kapsıyor?
Yalnızca Pakistan vatandaşlarını değil, KKTC'de yasal statüsünü koruyarak çalışan tüm üçüncü ülke vatandaşlarını kapsıyor.
İşsiz kalan Beyaz Kimlik ve çalışma izni sahipleri için ne önerildi?
Durumlarını doğrudan bildirebilecekleri bir destek birimi ve resmi iletişim platformu kurulması önerildi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör