DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Üstel'den Rum tarafına net mesaj: Kıbrıs Türk halkını yok sayan bir gelecek inşa edilemez

21 Ağustos 2026 53 okunma
Başbakan Ünal Üstel, Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Türk halkının uluslararası ilişkilerini, ekonomisini ve kurumlarını hedef alan adımlarını sert sözlerle eleştirdi. Üstel, baskı ve engelleme siyasetinin terk edilmesi gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Başbakan Üstel, Rum tarafının adımlarını Kıbrıs Türk halkına sistematik baskı olarak nitelendirdi.
  • Üstel, Rum tarafının federasyon söylemleriyle temasları kesme girişimlerini çelişkili buldu.
  • Rum Yönetimi'nin TMK'yı işlevsiz hale getiremeyeceğini, KKTC kurumlarına karışamayacağını söyledi.
  • Türkiye'nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığının pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son dönemde attığı adımlara ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımladı. Üstel, Girne'de planlanan uluslararası müzik etkinliğine yönelik müdahale çabalarını, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana'nın yabancı diplomatik temsilcilerle görüşmeleri etrafında yaşananları, mülkiyet tartışmalarını ve Taşınmaz Mal Komisyonu'nu (TMK) gündeme getirerek bunların Kıbrıs Türk halkına dönük "sistematik baskı ve engelleme girişimleri" olduğunu ifade etti.

Rum tarafının bir yandan federasyon, yeniden birleşme ve güven ortamından bahsederken diğer yandan Kıbrıs Türk tarafının dış dünyayla kurduğu temasları kesmeye çalıştığını belirten Üstel, "Siz tüm bunları yapacaksınız, sonra da 'güven, barış ve çözüm istiyoruz' diyeceksiniz. Hadi oradan" diyerek tepkisini ortaya koydu. Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla ilişki geliştirme hakkına sahip olduğunu dile getiren Üstel, hiçbir tarafın Kıbrıs Türk halkına kiminle görüşeceğini ya da hangi uluslararası etkinliği düzenleyeceğini dayatamayacağını kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının izolasyonları kabul etmeyeceğini, devletine, haklarına ve egemenliğine sahip çıkmaya devam edeceğini söyleyen Üstel, TMK konusundaki gelişmelere de ayrı bir parantez açtı. Rum Yönetimi'nin TMK'yı siyasi baskı yoluyla işlevsiz hale getirmeye çalıştığını öne süren Üstel, "KKTC'nin hangi kurumunun nasıl çalışacağına Rum Yönetimi karar veremez" ifadesini kullandı. Mülkiyet meselesinin KKTC ekonomisini ve yatırım ortamını hedef alan siyasi bir araç haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin garantörlüğü ve Türk askerinin Ada'daki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından pazarlık konusu yapılamayacağını belirten Üstel, Kıbrıs'ta diyalog ve iş birliğinden yana olduklarını ifade etti. Açıklamasını, "Bizi dünyadan kopararak ortaklık kuramazsınız. Bizi ekonomik baskıyla geriletemezsiniz. Kurumlarımızı hedef alarak irademizi kıramazsınız. Haklarımızı yok sayarak güven yaratamazsınız. Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Kıbrıs'ta bir gelecek kuramazsınız" sözleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Üstel, Rum tarafının hangi eylemlerini "sistematik baskı ve engelleme girişimleri" olarak nitelendirdi?
Girne'deki uluslararası müzik etkinliğine müdahale çabalarını, Mehmet Dana'nın diplomatik görüşmeleri etrafında yaşananları, mülkiyet tartışmalarını ve Taşınmaz Mal Komisyonu'na yönelik baskıları bu kapsamda değerlendirdi.
Üstel'in Rum tarafının "güven, barış ve çözüm istiyoruz" söylemine yönelik tepkisi ne oldu?
Üstel, Rum tarafının temasları kesmeye çalışırken bu söylemi kullanmasını "Hadi oradan" diyerek sert bir dille eleştirdi ve bunun çelişkili olduğunu vurguladı.
Üstel, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) konusunda Rum Yönetimi'ne hangi mesajı verdi?
Rum Yönetimi'nin TMK'yı siyasi baskıyla işlevsiz hale getirmeye çalıştığını belirterek, KKTC'nin kurumlarının nasıl çalışacağına Rum tarafının karar veremeyeceğini ifade etti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör