DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kaza & Olaylar

Uzmanından kritik uyarı: Gemi faciası toplumsal travmaya dönüşebilir

04 Eylül 2026 130 okunma
Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ebru Çorbacı, Girne açıklarındaki gemi faciasının sadece kazazedeleri değil tüm toplumu psikolojik olarak etkileyebileceğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Gemi faciasının toplumsal travmaya dönüşebileceği uyarısı yapıldı.
  • Doğrulanmamış bilgi ve travmatik görüntülerin paylaşılmaması gerektiği vurgulandı.
  • Kayıp yakınlarının belirsizlik yaşaması "belirsiz kayıp" olarak tanımlandı.
  • Psikososyal desteğin kesintisiz sürdürülmesi gerektiği belirtildi.

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Psikoloji Bölüm Başkanı Klinik Psikolog Yrd. Doç. Dr. Ebru Çorbacı, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının etkilerinin sanılandan çok daha geniş olabileceğine işaret etti. Çorbacı, bu tür olayların yalnızca kazayı birebir yaşayanları ve ailelerini değil, toplumun genelini korku, kaygı, çaresizlik ve derin üzüntü gibi duygularla karşı karşıya bırakabileceğini dile getirdi.

Uzman isim, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparken, doğrulanmamış bilgilerin ve travmatik görüntülerin paylaşılmasından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle çocukların ve hassas yapıdaki bireylerin sarsıcı içeriklerden mutlaka korunması gerektiğini belirten Çorbacı, kayıp yakınlarının haber bekleme sürecinde yaşadığı belirsizliğin psikolojide "belirsiz kayıp" olarak adlandırıldığını aktardı.

Cenazeye veya mezara ulaşılamamasının yas sürecini derinden etkilediğini ifade eden Çorbacı, kayıp yakınlarının bir gün durumu kabullenmiş hissederken ertesi gün yeniden umutlanabileceğini, öfke, suçluluk ve yoğun üzüntü gibi duygular arasında gidip gelebileceğini söyledi. Çorbacı, birbiriyle çelişen duyguların aynı anda yaşanmasının yasın yanlış tutulduğu anlamına gelmediğini, özellikle belirsiz kayıplarda yasın belli bir sırası ya da herkes için geçerli bir süresi olmadığını kaydetti.

Kazadan kurtulanlar, hayatını kaybedenlerin yakınları ve kayıplardan haber bekleyen aileler için psikososyal desteğin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Çorbacı, travma etkilerinin olayın hemen ardından ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen dönemlerde de kendini gösterebileceğine dikkat çekti. "Bazen yalnızca sevdiğimiz bir insanı değil; vedayı, kesinliği ve kapanış duygusunu da kaybederiz. Her kaybın bir vedası olmayabilir ancak her yas görülmeyi, anlaşılmayı ve desteklenmeyi hak eder." diyen Çorbacı, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifa diledi.

Sık Sorulan Sorular

Uzman, gemi faciasının toplum üzerindeki psikolojik etkilerini azaltmak için hangi davranışlardan kaçınılması gerektiğini söylüyor?
Doğrulanmamış bilgilerin ve travmatik görüntülerin paylaşılmasından kaçınılması gerektiğini belirtiyor.
Kayıp yakınlarının yaşadığı belirsizlik süreci psikolojide nasıl adlandırılıyor?
Bu durum psikolojide "belirsiz kayıp" olarak adlandırılıyor.
Uzmana göre, kayıp yakınlarının yas sürecinde hangi duygular arasında gidip gelebileceği ifade ediliyor?
Öfke, suçluluk ve yoğun üzüntü gibi duygular arasında gidip gelebilecekleri belirtiliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör