DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Yer Altında Geçen 62 Yıl: Erenköy Direnişi'nin Sessiz Tanıkları Hâlâ Ayakta

08 Ağustos 2026 95 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Erenköy Direnişi'nin 62. yıl dönümünde yayımladığı mesajda, bombardıman altındaki sığınaklarda verilen yaşam mücadelesini ve Kıbrıs Türk halkının varoluş iradesini anlattı.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Erenköy Direnişi'nin 62'nci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Akpınar, 1964 yılında yaşananları gözler önüne sermek için "Bir an gözlerinizi kapatın" çağrısıyla başladığı mesajında, insanların günlerce gün ışığına hasret kaldığı o günleri hatırlattı.

Bombardıman altında, dar ve nemli yer altı sığınaklarında açlık, susuzluk ve ölüm tehdidine karşı bir direnişin sürdürüldüğünü belirten Akpınar, çocukların, annelerin, yaşlıların ve mücahitlerin aynı sığınaklarda hayata tutunmaya çalıştığını ifade etti. Akpınar, "O küçük yer altı yaşam alanlarında çocuklar, anneler, yaşlılar ve mücahitler, aslında bir halkın var olma umuduyla birlikte nefes almaya çalışıyordu" sözlerini kullandı.

Erenköy'ün düşmesinin Kıbrıs Türk halkı için ağır bir kayıp anlamına geleceğini vurgulayan Akpınar, üniversite eğitimlerini ve geleceklerini geride bırakarak denizi aşıp Erenköy'e ulaşan Kıbrıslı Türk gençlerinin fedakârlığına dikkat çekti. Mevzilerini terk etmeyen direnişçilerin ortaya koyduğu mücadeleyi anan Akpınar, "Erenköy yalnız değildi" dedi.

Türkiye'nin Erenköy'deki saldırılar karşısında gerçekleştirdiği hava harekâtına da değinen Akpınar, uçağı düşürülen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'i andı. Paraşütle atladıktan sonra Rum kuvvetlerine esir düşen ve ağır işkenceler sonucu şehit edilen Topel'in, Türk havacılık tarihi ile Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin unutulmaz kahramanlarından biri olduğunu söyledi.

Erenköy'deki yer altı yaşam alanlarının bugün hâlâ ayakta olduğunu belirten Akpınar, bu sığınakların geçmişin sessiz tanıkları olarak ayakta durduğunu ifade etti. Akpınar, "Duvarları konuşmaz. Ama içine giren herkese sanki aynı hakikati fısıldar: 'Özgürlük bize miras kalmadı; bedeli canla ödendi'" diyerek, Erenköy'ün yok edilmek istenen bir halkın "Ben buradayım ve var olmaya devam edeceğim" dediği yer olduğunu vurguladı. Şehitleri rahmet ve minnetle anan Akpınar, hayattaki gazilere saygı ve şükranlarını sunarak mesajını tamamladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör