DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

YKS Yerleştirme Sonuçları KKTC Üniversitelerindeki Boş Kontenjan Sorununu Gözler Önüne Serdi

18 Ağustos 2026 59 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, 2026-2027 YKS sonuçlarına göre KKTC üniversitelerine ayrılan 18 bin 13 kontenjanın yalnızca 11 bin 555'inin dolduğunu, 6 bin 458 kontenjanın ise boş kaldığını açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • KKTC üniversiteleri için 18 bin 13 kontenjanın 6 bin 458'i boş kaldı.
  • bin 555 öğrenci YKS yerleştirme sonuçlarıyla KKTC üniversitelerine yerleşti.
  • Serhat Akpınar, eğitim kalitesi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması gerektiğini söyledi.
  • Akpınar, iktidar ortağı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın süreci doğru kullanamadığını eleştirdi.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, yükseköğretim alanındaki son tabloyu değerlendirdi. 2026-2027 YKS yerleştirme sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, KKTC üniversiteleri için ayrılan toplam kontenjanın 18 bin 13 olduğunu, bu kontenjanlara 11 bin 555 öğrencinin yerleştiğini belirtti. Geriye kalan 6 bin 458 kontenjanın boş kaldığını vurgulayan Akpınar, bu durumun yükseköğretim sektörü açısından ciddi bir değerlendirme gerektirdiğini ifade etti.

Akpınar, önümüzdeki süreçte eğitim kalitesinin yükseltilmesi, uluslararası akreditasyonların güçlendirilmesi, öğrenci memnuniyetinin artırılması, kampüs yaşamının iyileştirilmesi, barınma ve ulaşım imkanlarının geliştirilmesi ile mezunların iş bulma kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi. KKTC üniversitelerinin uluslararası alandaki rekabet gücünün mutlaka artırılması gerektiğini söyleyen Akpınar, "Önümüzdeki dönemi KKTC yükseköğretimi açısından yeni bir gelişim ve atılım dönemine dönüştürmek zorundayız" şeklinde konuştu.

Yerleşen öğrencilere yönelik de mesaj veren Akpınar, Türkiye'den ve farklı ülkelerden gelecek gençlere "Şimdiden hoş geldiniz, evinize hoş geldiniz" diyerek seslendi. "Ülkemizi tercih eden her bir genç artık bizim evladımızdır. Onların başarısı bizim başarımız, onların mutluluğu bizim mutluluğumuzdur" ifadelerini kullanan Akpınar, DP olarak beş yıllık koalisyon hükümeti döneminde yükseköğretimin gelişimine yönelik hedefler ortaya koyduklarını ve Yükseköğretim Değişiklik Yasası'nı hazırladıklarını hatırlattı.

İktidar ortağına ve Milli Eğitim Bakanlığı'na eleştiriler yönelten Akpınar, "Ne yazık ki iktidar ortağımız ve Milli Eğitim Bakanlığı bu süreci doğru kullanamadı. Esasen yükseköğretim alanının gelişiminde beş yıl boşu boşuna harcandı. Burada bir başarı varsa o başarı sadece üniversitelerimizin başarısıdır" dedi.

Sık Sorulan Sorular

2026-2027 YKS yerleştirme sonuçlarına göre KKTC üniversitelerine ayrılan toplam kontenjan kaçtır ve kaçı dolmuştur?
Toplam kontenjan 18 bin 13'tür, bunlardan 11 bin 555'i dolmuş, 6 bin 458'i boş kalmıştır.
Serhat Akpınar, KKTC yükseköğretiminin rekabet gücünü artırmak için hangi alanlarda iyileştirme yapılması gerektiğini belirtmiştir?
Eğitim kalitesinin yükseltilmesi, uluslararası akreditasyonların güçlendirilmesi, öğrenci memnuniyetinin artırılması, kampüs yaşamının iyileştirilmesi, barınma ve ulaşım imkanlarının geliştirilmesi ile mezunların iş bulma kapasitesinin ele alınması gerektiğini belirtmiştir.
Akpınar, KKTC üniversitelerini tercih eden öğrencilere yönelik hangi mesajı vermiştir?
Türkiye'den ve farklı ülkelerden gelecek gençlere "Şimdiden hoş geldiniz, evinize hoş geldiniz" diyerek, ülkeyi tercih eden her gencin artık kendi evlatları olduğunu söylemiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör