DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Zeki Çeler’den TBMM’deki isim tartışmasına sert tepki: “Aymazlığın dorukları”

27 Temmuz 2026 51 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, TBMM’de KKTC’nin adının değiştirilmesine yönelik sunulan önergeyi eleştirerek, bu tür girişimlerin ülkenin egemenlik anlayışına ve demokratik iradesine aykırı olduğunu belirtti.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, TBMM’de gündeme gelen bir önergeyi sert sözlerle eleştirdi. Çeler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanlık koltuğuna “mutlak butlan” kararıyla oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben oraya Kıbrıs Türk Devleti diyorum, adı değiştirilsin” sözlerinin ardından, Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya’nın da aynı konuyu TBMM gündemine taşıdığını hatırlattı.

Çeler, KKTC’nin ismiyle ilgili yıllardır süregelen tartışmaların artık TBMM’de önergeye dönüşecek kadar kontrolden çıktığını vurguladı. Bu önergeyi gündeme getirenlerin ve oylamaya sunanların “aymazlığın doruklarına tırmandığını” ifade eden Çeler, söz konusu hamlelerin hangi mantıkla yapıldığını anlamanın mümkün olmadığını söyledi.

TDP lideri, açıklamasında bu ülkenin beğenilsin ya da beğenilmesin, kendi kurumları, meclisi ve anayasası olduğunu hatırlattı. Halkın birçok soruna rağmen demokratik mekanizmaları işletmeye devam ettiğini ve kendi geleceğiyle ilgili kararları kendisinin vermeye çalıştığını belirten Çeler, “Eğer dünkü oylamada önergeye kabul oyu çıksaydı ne olacaktı, hiç düşünüldü mü? KKTC kendi kurumlarından ve adından vazgeçmeye mi zorlanacaktı? Böyle bağımsızlık mı olur?” diye sordu.

Çeler, dünyada geçmişte “Alt yönetim” ifadesine itiraz eden kesimlerin, bugün aynı kavramı benimsemiş gibi davranmasını “tarihsel bir utanç ve yüzleşme anı” olarak nitelendirdi. Bu tür hamlelerin, “Alt yönetim” iddiasına bal ve reçel sürmekten öteye gitmediğini savunan Çeler, bir devlete bu muamelenin nasıl reva görüldüğünü sorguladı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör