DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Zeki Çeler'den Yükseköğretim Uyarısı: Günü Kurtarma Zihniyeti Sektörü Bitiriyor

08 Ağustos 2026 43 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, DAÜ-SEN yönetimiyle yaptığı görüşmede yükseköğretimin plansız ve anlık kararlarla yönetilemeyeceğini belirtti. Çeler, akademik kalitenin korunması için liyakat temelli reformların şart olduğunu vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi heyeti, Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası yöneticileriyle bir araya geldi. TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, MYK üyeleri Tacan Reynar ve Kemal Baykallı'nın katıldığı görüşmede, sendika tarafını Başkan Mustafa Rıza, Genel Sekreter Yeşim Dede ve Örgütlenme Sekreteri Hamit Caner temsil etti.

Sendika yetkilileri, üniversitelerde son dönemde derinleşen ekonomik daralmayı, akademik kaliteyi tehdit eden unsurları ve kadroların sürdürülebilirliğine ilişkin riskleri masaya yatırdı. 2024 yılında imzalanan protokolün ardından ortaya çıkan mevcut durum da kapsamlı biçimde değerlendirildi. Toplantıda ayrıca mali yapının güçlendirilmesi, nitelikli akademisyenlerin sistem içinde tutulması ve uluslararası rekabet gücünün yeniden kazanılması için izlenmesi gereken yol haritası konuşuldu.

Zeki Çeler, yükseköğretimin ülkenin stratejik omurgalarından biri olduğuna dikkat çekerek bu alandaki sıkıntıların yalnızca kampüslerle sınırlı kalmadığını, ekonomik ve bilimsel geleceği de doğrudan etkilediğini ifade etti. Çeler, sektörün günübirlik reflekslerle değil, planlı ve bilimsel temelli politikalarla yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Akademik özerkliği güçlendiren, kurumsal yapıyı sağlamlaştıran ve liyakati merkeze alan reformların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Görüşmede, yükseköğretimde yaşanan kalite erozyonunun ülkenin uluslararası imajına ağır darbe vurabileceği uyarısı yapılırken, üniversitelerin yalnızca mali tablolar üzerinden okunmasının yanlışlığına vurgu yapıldı. Çeler, KKTC'nin dünyaya açılan en kritik pencerelerinden biri olan yükseköğretimde bilimsel üretimi önceleyen ve kurumsal sürdürülebilirliği garanti altına alan adımların ivedilikle atılması gerektiğini kaydetti. Taraflar, mevcut sorunların ancak ortak akıl ve tüm paydaşların katkısıyla aşılabileceği konusunda mutabık kalırken, TDP'nin üniversiteler ve akademik örgütlerle diyaloğunu sürdüreceği belirtildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör