DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

52 Yıl Önceki Katliamın Acısı Muratağa-Sandallar ve Atlılar'da Bir Kez Daha Yürekleri Dağladı

16 Ağustos 2026 103 okunma
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitlerini anma töreninde yaptığı konuşmada, 52 yıl önce yaşanan katliamın Kıbrıs Türk halkının ödediği ağır bedellerin en somut kanıtı olduğunu söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitleri için anma törenleri dün şehitliklerde yapıldı.
  • Cumhurbaşkanı Erhürman, 126 savunmasız kişinin katledildiğini ve uluslararası toplumun bunu görmezden gelmesini kabul edilemez buldu.
  • Dernek Başkanı Ahmet Aşır, katliamın acısının sürdüğünü ve görevin KKTC'yi yaşatmak olduğunu söyledi.
  • Şehit Aileleri Derneği Başkanı Benan, gerçekler kabul edilmeden ve adalet sağlanmadan çözüm olamayacağını belirtti.

Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitleri için düzenlenen anma törenleri, dün şehitliklerde gerçekleştirildi. İlk tören Muratağa-Sandallar Şehitliği'nde yapıldı; protokol üyelerinin çelenk sunmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi. Şehit torunlarının şiirler okuduğu tören, şehitliğin gezilmesi ve duaların okunmasıyla tamamlandı. Atlılar Şehitliği'ndeki tören de benzer bir programla gerçekleştirildi.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 52 yıl önce bu köylerde yaşayan savunmasız insanların, kadınların, çocukların, yaşlıların ve gençlerin insanlık dışı bir saldırı sonucu hayatını kaybettiğini hatırlattı. En küçüğü henüz 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 kişinin katledildiğini vurgulayan Erhürman, burada yatan her şehidin Kıbrıs Türk halkının çektiği acıların ve ödediği ağır bedellerin en somut göstergesi olduğunu ifade etti.

Erhürman, uluslararası toplumun bu katliamı görmezden gelmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Muratağa, Sandallar ve Atlılar'daki 126 savunmasız insanımız katledildi. Buradaki insanların ne siyasi bir kimliği vardı ne de silahı. Burada medeniyet ve insanlık ayaklar altına alındı" dedi. Konuşmasını duygusal sözlerle tamamlayan Erhürman, törende duyduğu "bu saatlerde bu kıraç çocukların çığlıklarıyla inliyordu" cümlesinin kulaklara küpe olması gerektiğini söyledi.

Muratağa, Atlılar, Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır da yaptığı konuşmada, 14 Ağustos 1974'te yaşanan katliamın acısını hâlâ yüreklerinde taşıdıklarını belirterek, "Görevimiz KKTC'yi yaşatmaktır" ifadesini kullandı. Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ise Kıbrıs'ta gerçekler kabul edilmeden ve adalet yerini bulmadan bir çözüme ulaşılamayacağını dile getirdi. Törenlere Cumhurbaşkanı Erhürman'ın yanı sıra Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, askeri yetkililer ve şehit aileleri katıldı.

Sık Sorulan Sorular

52 yıl önce Muratağa-Sandallar ve Atlılar'da kaç kişi katledildi ve kurbanların yaş aralığı neydi?
En küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 kişi katledildi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, uluslararası toplumun bu katliama karşı tutumunu nasıl değerlendirdi?
Erhürman, uluslararası toplumun bu katliamı görmezden gelmeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Anma töreni programında hangi etkinlikler yer aldı?
Çelenk sunma, saygı duruşu, saygı atışı, İstiklal Marşı eşliğinde bayrak çekme, şehit torunlarının şiir okuması ve şehitliğin gezilmesi ile dualar okunması yer aldı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör