DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

52 Yıl Önce Katledilen 126 Masumun Anısı Muratağa-Sandallar ve Atlılar'da Yaşatıldı

14 Ağustos 2026 94 okunma
Muratağa-Sandallar ve Atlılar'da 14 Ağustos 1974'te katledilen 126 Kıbrıs Türkü için düzenlenen anma törenlerinde konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, uluslararası toplumun bu katliamı görmezden gelmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitleri için ilk tören Muratağa Sandallar Şehitliği'nde yapıldı.
  • Dernek Başkanı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974 katliamında savunmasız köylülerin öldürüldüğünü anlattı.
  • Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 16 günlük bebekten 95 yaşına kadar 126 kişinin öldüğünü hatırlattı.
  • Erhürman, katliamın uluslararası platformlarda görmezden gelinmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.

Muratağa-Sandallar ve Atlılar şehitleri için ilk tören Muratağa Sandallar Şehitliği'nde gerçekleştirildi. Protokol üyelerinin şehitliğe çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Törende söz alan Muratağa, Atlılar, Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır, 14 Ağustos 1974'te yaşanan katliamın acısını hatırlatarak savunmasız köylülerin bebek, çocuk, anne ve yaşlı demeden öldürülüp katliam çukuruna atıldığını anlattı. Aşır, Türkiye sayesinde bugün özgür ve bağımsız bayraklar altında güven içinde yaşadıklarını belirterek, "Görevimiz KKTC'yi yaşatmaktır" ifadesini kullandı.

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan ise sırf Türk oldukları için masum insanların katledildiğini vurgulayarak, Kıbrıs'ta gerçekler kabul edilmeden ve adalet yerini bulmadan bir çözüme ulaşılamayacağını söyledi. Benan, "Şehitleri asla unutmayacağız, vatanı sonsuza kadar koruyacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman konuşmasında, en küçüğü henüz 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşında olan 126 insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu kişilerin Kıbrıs Türk halkının ödediği ağır bedellerin en somut göstergesi olduğunu ifade etti. Erhürman, uluslararası platformlarda bu katliamın siyasi ve diplomatik ayak oyunlarıyla görmezden gelinmeye çalışılmasının asla kabul edilemeyeceğini belirtti.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının eşitliğinden, güvenliğinden ve adadaki haklarından asla vazgeçmeyeceğini vurgulayarak, "Omuzlarımızdaki ağır sorumluluğun farkındayız, şehitlerimizin hatırasına da gelecek kuşakların güvenliğine de sahip çıkacağız" diye konuştu. Konuşmasını tamamlarken törende duyduğu bir cümlenin aklından çıkmadığını belirten Erhürman, "Bu saatlerde bu kıraç çocukların çığlıklarıyla inliyordu. 16 günlük bebek!" sözleriyle duygularını dile getirdi.

Atlılar şehitlerinin anıldığı tören de protokolün anıta çelenk sunması, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle başladı. Tören, şehitliğin gezilmesi ve dua okunmasıyla tamamlandı. Anma etkinliklerine Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, bakanlar ve şehit aileleri katıldı.

Sık Sorulan Sorular

Anma töreninde katledilenlerin yaş aralığı nedir?
En küçüğü 16 günlük, en yaşlısı 95 yaşındadır.
Katliamın tarihi ve kurban sayısı nedir?
14 Ağustos 1974'te 126 Kıbrıs Türkü katledilmiştir.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, uluslararası toplumun bu katliama yaklaşımını nasıl değerlendirmiştir?
Katliamın uluslararası platformlarda siyasi ve diplomatik ayak oyunlarıyla görmezden gelinmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu belirtmiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör