DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar, Arıklı'ya Filo Jet belgelerini tek tek saydı: Polemik değil hesap istiyoruz

02 Eylül 2026 81 okunma
DP Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Bakan Erhan Arıklı'nın "rol kapma" suçlamasına sert yanıt vererek, Filo Jet faciasıyla ilgili Meclis'e taşıdıkları onlarca sorunun belge ve hesap talebi olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Akpınar, Arıklı'nın Filo Jet sözlerine "rol değil sorumluluk" diyerek yanıt verdi.
  • Soru önergesiyle geminin sefer izninin hangi makam ve mevzuata dayandığını sordu.
  • Geminin teknik belgeleri, denetim raporları ve klas kuruluşu belgelerinin açıklanmasını istedi.
  • Kaptan ve mürettebatın yeterlilik belgelerinin geçerliliğinin doğrulanmasını talep etti.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın Filo Jet faciasına ilişkin sözlerine karşılık verdi. Akpınar, can kaybıyla sonuçlanan bu denli ağır bir olayın ardından Meclis'e yönelttikleri soruların "rol kapma" olarak değerlendirilmesinin, ortadaki hiçbir soruya cevap niteliği taşımadığını dile getirdi.

"Sayın Arıklı, mesele rol değil, sorumluluktur" diyen Akpınar, kazanın sebebi konusunda bir ilanda bulunmadıklarını ve kimseyi peşinen suçlamadıklarını kaydetti. Gerçeğin ancak teknik inceleme, resmi evrak ve bağımsız bir soruşturma yoluyla aydınlatılabileceğini savundu.

Akpınar, Meclis'e sundukları soru önergesinde geminin KKTC limanlarına yolcu taşıma ve sefer izninin hangi makamca, ne zaman ve hangi mevzuata dayanılarak verildiğinin açıklanmasını istedi. İzin öncesinde Bakanlığa sunulan teknik yeterlilik, klas, denize elverişlilik, yolcu gemisi güvenlik, stabilite ve sigorta belgelerinin neler olduğunu, bunların kaza günü itibarıyla geçerli olup olmadığını sordu. Ayrıca geminin KKTC makamlarınca yapılan son fiziki ve teknik denetiminin tarihi, yeri ve denetimi gerçekleştirenlerin kimliği ile denetim raporlarının kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını gündeme getirdi.

Geminin geçmişinde tespit edilmiş teknik eksiklikler, kusurlar, sefer kısıtlamaları veya güvenlik uyarılarının Bakanlığın bilgisine ulaşıp ulaşmadığını da sorgulayan Akpınar, ulaştıysa hangi işlemlerin yapıldığını öğrenmek istedi. Gövde bütünlüğü, su geçirmez bölmeler, kapılar, sintine ve tahliye sistemleri, stabilite ve acil durum donanımlarının hangi tarihte kontrol edildiği, yolcu koltuklarının güverte ve gövdeye bağlantılarının denetlenip denetlenmediği de sorular arasında yer aldı. Türk Loydu veya başka bir klas kuruluşunca düzenlenmiş rapor, onay, survey veya klas belgesinin Bakanlık dosyasında bulunup bulunmadığı ve varsa paylaşılıp paylaşılmayacağı da Akpınar'ın yanıt beklediği konular arasında.

Kaptan ve diğer kilit gemiadamlarının yeterlilik belgelerinin hangi devlet tarafından düzenlendiğini, bu belgelerin STCW kapsamında geçerliliğinin ve geminin tonajı ile sefer bölgesine uygunluğunun KKTC makamlarınca doğrulanıp doğrulanmadığını soran Akpınar, kaptanın belgesinin hangi eğitim, deniz hizmeti, sınav ve yeterlilik süreci sonunda verildiğinin araştırılıp araştırılmadığını da öğrenmek istedi. Geminin asgari emniyetli gemiadamı donatımının ne olduğu, kaza günü gemide bulunan mürettebatın sayı ve yeterlilik bakımından bu şartları karşılayıp karşılamadığı, taşınan yolcu ve mürettebat sayısı ile izin verilen azami kapasite ve kalkış anındaki yük durumu da sorular arasında sıralandı.

Kazanın ardından Bakanlık bünyesinde oluşturulan inceleme ve soruşturma heyetinde kimlerin bulunduğunun açıklanmasını isteyen Akpınar, Bakanlığın kendi izin ve denetim faaliyetlerinin de araştırılması gerektiğini belirterek soruşturmanın kurumsal bağımsızlığının nasıl sağlanacağının ortaya konulmasını talep etti. Bakanlığın, geminin KKTC'deki tüm izin, denetim, sertifika, yazışma ve teknik rapor dosyasını Cumhuriyet Meclisi'ne eksiksiz sunup sunmayacağını da sordu.

Söz konusu soruların "rol kapma" amacı taşımadığını vurgulayan Akpınar, bunların hayatını kaybedenler, aileleri ve benzer acıların bir daha yaşanmaması adına yanıtlanması gerektiğini ifade etti. "Milletvekilinin görevi soru sormaktır. Meclisin görevi denetlemektir. Bakanın görevi ise cevap vermek ve hesap vermektir" diyen Akpınar, polemik değil belge istediklerini söyledi. "Biz suçlu ilan etmiyoruz. Gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Biz rol istemiyoruz. Sorumluluğun gereğinin yapılmasını istiyoruz" ifadelerini kullanan Akpınar, bağımsız inceleme sonucunda Bakanlığın izin, denetim veya gözetim süreçlerinde ciddi bir ihmal ya da görev kusuru tespit edilirse bunun siyasi sorumluluğunun gereğinin açık olduğunu belirtti. Akpınar sözlerini, "O makamda kalmak değil, gereğini yapmak gerekir" diyerek tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Filo Jet faciasıyla ilgili olarak Meclis'e sunulan soru önergesinde geminin sefer iznini hangi makamın verdiği soruluyor, bu izin süreci hakkında Bakanlık ne zaman açıklama yapacak?
Haberde bu soruya ilişkin Bakanlığın herhangi bir açıklama yapacağına dair bilgi yer almıyor; yalnızca Akpınar'ın bu bilgilerin açıklanmasını talep ettiği belirtiliyor.
Geminin kaza günü itibarıyla geçerli olan güvenlik ve sigorta belgeleri nelerdir?
Haberde, Akpınar'ın bu belgelerin neler olduğunu ve kaza günü geçerli olup olmadığını sorduğu ifade ediliyor; ancak belgelerin içeriği veya geçerliliği hakkında somut bir bilgi verilmiyor.
Geminin KKTC makamlarınca yapılan son fiziki ve teknik denetim raporları kamuoyuna açıklanacak mı?
Haberde, Akpınar'ın denetim raporlarının kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını gündeme getirdiği belirtiliyor; ancak raporların açıklanacağına dair bir karar veya tarih bilgisi yer almıyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör