DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar'dan KKTC'yi seçen öğrencilere "evinize hoş geldiniz" mesajı

18 Ağustos 2026 127 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, KKTC üniversitelerine yerleşen öğrencileri kutlayarak yükseköğretimde yeni bir atılım dönemi başlatılması gerektiğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • KKTC üniversitelerine ayrılan 18 bin 13 kontenjandan 11 bin 555'i doldu.
  • Akpınar, KKTC'yi seçen öğrencilere "evinize hoş geldiniz" mesajı verdi.
  • Yükseköğretimde 5 yılın boşa harcandığını, başarının üniversitelerin olduğunu savundu.
  • Eğitim kalitesi ve uluslararası rekabet kapasitesinin birlikte yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, 2026-2027 YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından KKTC'deki üniversiteleri tercih eden öğrencilere yönelik bir kutlama mesajı yayımladı. Akpınar, KKTC üniversitelerine ayrılan 18 bin 13 kontenjandan 11 bin 555'inin dolduğuna dikkat çekerek bu tablonun yükseköğretim alanında ciddi bir çalışma gerektirdiğini vurguladı.

Türkiye'nin farklı illerinden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden KKTC'ye gelecek gençlere "evinize hoş geldiniz" diyen Akpınar, öğrencileri KKTC'ye emanet eden ailelerin içlerinin rahat olması gerektiğini ifade etti. Gençlerin eğitim süreleri boyunca yalnızca üniversitelerin öğrencisi olmakla kalmayıp ülkenin ve toplumun bir parçası haline geleceğini belirten Akpınar, üniversitelerden esnafa, yerel yönetimlerden kamu kurumlarına kadar herkesin öğrencilerin kendilerini güvende, huzurlu ve değerli hissetmelerini sağlamakla yükümlü olduğunu kaydetti.

Yeni kayıt dönemiyle birlikte üniversiteleri yoğun bir çalışma sürecinin beklediğini dile getiren Akpınar, KKTC yükseköğretimine yıllardır katkı koyan akademik ve idari kadrolara, kayıt ve öğrenci hizmetleri birimlerine ve tüm üniversite çalışanlarına başarılar diledi. Yeni dönemde eğitim kalitesinin, uluslararası akreditasyonların, öğrenci memnuniyetinin, kampüs yaşamının, barınma ve ulaşım imkanlarının, mezun istihdam gücünün ve KKTC üniversitelerinin uluslararası rekabet kapasitesinin birlikte yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

Akpınar, KKTC'nin yükseköğretimde onlarca yıllık bilgi birikimi, akademik altyapı ve uluslararası deneyime sahip olduğunu ancak bu potansiyelin harekete geçirilmesi için üniversiteler, devlet ve tüm paydaşların ortak bir vizyonla çalışması gerektiğini belirtti. Yükseköğretimin KKTC ekonomisi, uluslararası tanınırlık, bilimsel üretim ve kültürel etkileşim açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Akpınar, önümüzdeki dönemin yeni bir gelişim ve atılım dönemine dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Beş yıllık koalisyon hükümeti sürecinde Demokrat Parti olarak yükseköğretim alanına ilişkin defalarca görüş ortaya koyduklarını ve Yükseköğretim Değişiklik Yasası hazırladıklarını hatırlatan Akpınar, iktidar ortağı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu süreci doğru değerlendiremediğini savundu. "Esasen yükseköğretim alanının gelişiminde 5 yıl boşu boşuna harcandı. Burada bir başarı varsa o başarı sadece üniversitelerimizin başarısıdır" ifadelerini kullanan Akpınar, üniversitelerle birlikte çalışarak KKTC yükseköğretimini hak ettiği daha güçlü uluslararası konuma taşıyacaklarını sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

KKTC üniversitelerine ayrılan toplam kontenjan ve dolan kontenjan sayısı nedir?
Toplam kontenjan 18 bin 13, dolan kontenjan ise 11 bin 555'tir.
Akpınar, öğrencilerin KKTC'de kendilerini güvende hissetmeleri için kimleri sorumlu tutuyor?
Üniversitelerden esnafa, yerel yönetimlerden kamu kurumlarına kadar herkesi bu konuda yükümlü görüyor.
Yeni dönemde hangi alanların birlikte yükseltilmesi gerektiği vurgulanıyor?
Eğitim kalitesi, uluslararası akreditasyonlar, öğrenci memnuniyeti, kampüs yaşamı, barınma ve ulaşım imkanları, mezun istihdam gücü ve uluslararası rekabet kapasitesi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör