DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar'dan hükümete net mesaj: Yanlış adımda sert tepki gösteririz

03 Eylül 2026 98 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Girne açıklarındaki deniz faciasının ardından hükümete verdikleri desteğin koşulsuz olmadığını vurguladı. Akpınar, sürecin yanlış yönetilmesi durumunda daha sert adımlar atmaktan çekinmeyeceklerini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Akpınar, Girne açıklarındaki deniz faciasının tüm boyutlarıyla soruşturulması gerektiğini vurguladı.
  • Demokrat Parti'nin hükümete desteğinin koşulsuz olmadığını, yanlış adımlara sert tepki göstereceklerini belirtti.
  • Akpınar, hükümetin "Ben yaptım, oldu" anlayışını en büyük zafiyet olarak eleştirdi.
  • Kazaya karışan geminin teknik yeterliliği, kaptan ehliyeti ve denetim süreçlerinin ayrıntılı araştırılmasını istedi.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Milletvekili Serhat Akpınar, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasının bütün boyutlarıyla soruşturulması gerektiğinin altını çizen Akpınar, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınmasıyla başlayan idari sürece destek verdiklerini ifade etti.

Kazayla ilgili hazırladığı soruları Cumhuriyet Meclisi'ne ilettiğini ancak henüz bir yanıt alamadığını belirten Akpınar, milletvekillerinin temel görevlerinden birinin hükümeti denetlemek olduğuna dikkat çekti. "Acıların ve feryatların yaşandığı bu süreçte hükümetin neden ağır kaldığını sorguladım. Hükümete yetki verenler olarak bizler de sorumluluk altındayız" diyen Akpınar, kazayla bağlantılı şirketlerin faaliyetlerinin sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini kaydetti. Soruşturma sürerken ticari faaliyetlerin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinin kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

Başbakan Ünal Üstel'in attığı adımı desteklediğini söyleyen Akpınar, Demokrat Parti'nin hükümete verdiği desteğin koşulsuz olmadığını açıkça ifade etti. Sürecin yanlış yönetilmesi halinde daha sert tepki göstermekten ve gerekli siyasi adımları atmaktan çekinmeyeceklerini vurguladı. Koalisyon ortağı olarak yaşananlardan kendilerini soyutlayamayacaklarını belirten Akpınar, "DP bu hükümetin ortağıdır ve sorumluluktan kendisini azledemez. Sürecin doğru ve liyakatli biçimde yürütülmesi için her türlü desteği veririz. Ancak yanlış adımlar atılırsa gerekli tepkiyi de gösteririz" ifadelerini kullandı.

Hükümetin yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini de sıralayan Akpınar, bakanlıkların ortak bir program yerine kendi kararları doğrultusunda hareket ettiğini savundu. "Her bakanlık ayrı bir başbakanlıkmış gibi davranıyor. Milletvekilleri karar süreçlerine dahil edilmiyor ve çoğu zaman bilgilendirilmiyor. Hükümetin en büyük zafiyeti 'Ben yaptım, oldu' anlayışıdır" diyen Akpınar, maliyenin sürekli borçlanmasının doğru zamanda alınmayan ekonomik kararların sonucu olduğunu belirtti. İnşaat, turizm, yükseköğretim ve özel sektörün ciddi daralma yaşadığını da sözlerine ekledi.

Deniz taşımacılığında denetim çağrısında bulunan Akpınar, kazaya karışan geminin teknik yeterliliği, kaptanın ehliyeti, mürettebatın niteliği ve denetim süreçlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi. Fiber teknelerde görülebilen "ozmoz" sorununun da denetim kapsamına alınmasını isteyen Akpınar, denizcilik mevzuatının güncellenmesi ve Türkiye'de uygulanan lisans, eğitim ve denetim kriterlerinin KKTC'de de geçerli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sık Sorulan Sorular

Akpınar, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınmasıyla başlayan idari sürece destek verdiğini belirtti. Bu süreçte hükümete verdikleri desteğin koşulsuz olmadığını söyledi. Peki, Akpınar'ın hükümete verdiği desteğin koşulsuz olmadığını belirtmesi, koalisyon ortaklığının geleceği açısından ne anlama geliyor?
Haberde Akpınar, sürecin yanlış yönetilmesi halinde daha sert tepki göstermekten ve gerekli siyasi adımları atmaktan çekinmeyeceklerini söylüyor, ancak bu adımların ne olduğu veya koalisyonun geleceğine dair somut bir bilgi yer almıyor.
Akpınar, kazayla ilgili hazırladığı soruları Cumhuriyet Meclisi'ne ilettiğini ancak henüz bir yanıt alamadığını belirtti. Bu soruların içeriği ve hangi konulara odaklandığı hakkında bilgi var mı?
Haberde soruların içeriğine dair detay verilmiyor; sadece hükümetin neden ağır kaldığını sorguladığını ve kazayla bağlantılı şirketlerin denetlenmesi gerektiğini ifade ettiği aktarılıyor.
Akpınar, kazayla bağlantılı şirketlerin faaliyetlerinin sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini ve soruşturma sürerken ticari faaliyetlerin devam etmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Bu şirketlerin hangi sektörlerde faaliyet gösterdiği veya isimleri hakkında haberde bilgi veriliyor mu?
Haberde bu şirketlerin isimleri veya faaliyet alanları hakkında herhangi bir bilgi yer almıyor; sadece denetlenmeleri gerektiği ifade ediliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör