DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ankara'dan Kıbrıs açıklaması: Egemenlik vurgusuyla kırmızı çizgiler netleşti

29 Temmuz 2026 67 okunma
Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs temaslarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, adadaki mevcut iki egemen devlet yapısının tanınması gerektiğini ve bu gerçek dışındaki hiçbir modelin kabul edilmeyeceğini duyurdu.

Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'in Kıbrıs'taki görüşmelerinin ardından yayımladığı bildiriyi memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, geçmişte defalarca denenip başarısız olan çözüm modellerinin yeniden gündeme getirilmesinin Ada'daki gerçeklerle örtüşmediği ifade edildi.

Açıklamada, Kıbrıs'ta iki ayrı halk, iki farklı demokrasi ve birbirinden bağımsız iki egemen devlet bulunduğu vurgulandı. Bu temel gerçeğin göz ardı edilerek yürütülecek herhangi bir müzakere sürecinin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı savunuldu.

Dışişleri Bakanlığı, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmaya ancak Kıbrıs Türk halkının doğuştan gelen haklarının teyit edilmesiyle ulaşılabileceğini yineledi. Açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiği bir kez daha dile getirildi.

Yetkililer, bu iki temel ilke dışında herhangi bir modelin ya da müzakere sürecinin kabul edilmesinin söz konusu olmadığını net bir dille ifade etti. Açıklamanın devamında, Kıbrıs'ta gerçekçi bir ilerleme sağlanabilmesi için adadaki siyasi ve fiili durumun esas alınması, tarafların iradesine saygı gösterilmesi ve yeni bir iş birliği kültürünün teşvik edilmesi gerektiği kaydedildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör