DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Savaşan'dan 30 Ağustos mesajı: Kıbrıs Türk halkının egemenlik yolculuğuna ışık tutan zafer

30 Ağustos 2026 85 okunma
UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda Büyük Zafer'in Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi açısından taşıdığı tarihi öneme dikkat çekti.
Öne Çıkanlar
  • Savaşan, 30 Ağustos Zaferi'nin Kıbrıs Türk halkının egemenlik yolculuğu için kritik eşik olduğunu söyledi.
  • Zaferin ortaya çıkardığı güçlü Türkiye, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde en önemli dayanak oldu.
  • Kıbrıs Türk halkı, aynı özgürlük anlayışıyla zorlu varoluş savaşı vererek KKTC'yi inşa etti.
  • Savaşan, mücadele ruhunu yeni nesillere taşıma görevini vurgulayıp şehitleri ve gazileri andı.

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1922'de kazanılan Büyük Zafer'in yalnızca Anadolu topraklarının bağımsızlığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş süreci için değil, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, güvenlik ve egemenlik arayışı bakımından da kritik bir eşik olduğunu ifade etti.

Savaşan, Kıbrıs Türk halkının tarih, kültür ve ortak değerler temelinde Türk milletinin bölünmez bir parçası olduğunu vurgulayarak, zaferin ortaya çıkardığı güçlü Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesindeki en önemli dayanaklardan biri haline geldiğini belirtti. Bu zaferin, Kıbrıs Türk halkının bugün kendi devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uzanan yolda tarihi bir kavşak niteliği taşıdığını dile getirdi.

30 Ağustos'un Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik konusundaki kararlılığının en net göstergelerinden biri olduğunu söyleyen Savaşan, bu zaferin Türk milletinin hiçbir koşulda esareti kabul etmeyeceğini ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendirme azmini tüm dünyaya ilan ettiğini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının da aynı özgürlük anlayışıyla uzun yıllar boyunca zorlu bir varoluş savaşı verdiğine işaret eden Savaşan, halkın kimliğini, özgürlüğünü ve geleceğini korumak adına ağır bedeller ödediğini ve bu mücadeleyi kuşaktan kuşağa aktararak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni inşa ettiğini ifade etti.

Savaşan, 30 Ağustos Zaferi'nin gelecek kuşaklara önemli bir ders sunduğunu belirterek, bir milletin inandığı değerlerden ve özgürlük iradesinden vazgeçmediği sürece geleceğine güvenle ilerleyebileceğini söyledi. Görevlerinin bu mücadele ruhunu ve egemenlik bilincini yeni nesillere taşımak olduğunu vurgulayan Savaşan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere zaferi Türk milletine armağan eden tüm kahramanları rahmet ve minnetle andı, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde yaşamını yitiren şehitleri ve gazileri de şükranla yad etti. Savaşan, tüm Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutladı.

Sık Sorulan Sorular

Ahmet Savaşan, 30 Ağustos Zaferi'nin Kıbrıs Türk halkı için hangi açıdan kritik bir eşik olduğunu belirtti?
Savaşan, zaferin Kıbrıs Türk halkının özgürlük, güvenlik ve egemenlik arayışı bakımından kritik bir eşik olduğunu ifade etti.
Savaşan'a göre, 30 Ağustos Zaferi'nin ortaya çıkardığı güçlü Türkiye'nin Kıbrıs Türkleri için rolü ne oldu?
Savaşan, güçlü Türkiye'nin Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesindeki en önemli dayanaklardan biri haline geldiğini belirtti.
Savaşan, Kıbrıs Türk halkının 30 Ağustos Zaferi'nden hangi dersi çıkardığını vurguladı?
Savaşan, zaferin gelecek kuşaklara bir milletin inandığı değerlerden asla vazgeçmeyeceği dersini sunduğunu belirtti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör