DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ataoğlu'ndan Olağanüstü Meclis Çağrısına Alternatif: Kapsamlı Güvenlik Zirvesi Önerisi

13 Ağustos 2026 30 okunma
Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, toplum güvenliği gündemiyle Meclis'in olağanüstü toplanması yerine tüm paydaşların katılacağı geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapılmasını önerdi.

Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, toplum güvenliğine ilişkin yapılan olağanüstü Meclis toplantısı çağrılarına farklı bir yaklaşımla yanıt verdi. Ataoğlu, Meclis'in olağanüstü toplanması yerine siyasi partilerin, ilgili bakanlıkların, Polis Genel Müdürlüğü'nün ve sektör temsilcilerinin bir araya geleceği kapsamlı bir toplantı düzenlenmesi gerektiğini savundu.

Yazılı açıklamasında toplum güvenliğinin son derece hassas bir mesele olduğuna dikkat çeken Ataoğlu, bu konunun siyasi polemik malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Polis Genel Müdürlüğü'nün 2026 yılının ilk yedi ayına ait verilerini işaret eden Ataoğlu, resmi rakamların toplam suç ve kabahat sayısında son iki yıldır sürekli bir düşüş yaşandığını ortaya koyduğunu belirtti.

Ataoğlu, suç ve kabahat sayısının 2021 yılına kıyasla yüzde 30'un üzerinde gerilediğini, suçların aydınlatılma oranının ise yüzde 99'un üzerine çıktığını ifade etti. Toplumda güvensizlik algısı oluşturmaya yönelik söylemlerin resmi verilerle bağdaşmadığını kaydeden Ataoğlu, güvenliğin yalnızca polisin değil, hükümetin tüm kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi.

Denetimlerden teknolojik altyapının güçlendirilmesine, trafik güvenliğinden kamu düzeninin korunmasına kadar pek çok alanda somut adımlar atıldığını dile getiren Ataoğlu, güvenlik konusunda yaratılacak olumsuz algının ülkenin uluslararası imajına ve turizm sektörüne zarar verebileceği uyarısında bulundu. KKTC'nin güvenli bir turizm destinasyonu olduğunu vurgulayan Ataoğlu, yaşanan her olayın ciddiyetle ele alınması ve varsa eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Münferit olaylar üzerinden ülkeyi güvensiz göstermeye çalışmanın turizmciye, esnafa, yatırımcıya, eğitim sektörüne ve ülke ekonomisine zarar vermekten başka bir sonuç doğurmayacağını belirten Ataoğlu, ana muhalefetin güvenlik kaygılarını dile getirmesini doğal karşıladığını ancak çözümün sürekli olağanüstü toplantı çağrıları yerine diyalog ve iş birliği içinde aranması gerektiğini ifade etti.

Ataoğlu, toplum güvenliğinin herkesin ortak meselesi olduğunu vurgulayarak, bu konu üzerinden siyasi rant devşirmek yerine eldeki verilerin birlikte değerlendirilmesi ve alınması gereken ilave tedbirlerin ortak akılla konuşulması gerektiğini kaydetti. Tüm tarafların katılımıyla kapsamlı bir toplantı yapılmasını öneren Ataoğlu, ülkenin güvenliği, halkın huzuru ve turizm sektörünün geleceği için popülizm yerine sağduyu ve iş birliğinin tercih edilmesi çağrısında bulundu. Demokrat Parti'nin bu yönde atılacak her adıma katkı koymaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör