Atina'da Savaş Karşıtı Cepheden Ortak Eylem Çağrısı
Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu'nun da katıldığı konferansın ardından kamuoyuna duyurulan ortak metinde, kapitalist güçler arasındaki hegemonya kavgasının dünyayı yeni bir savaşlar sarmalına ittiği vurgulandı. Ukrayna, Filistin, İran ve Orta Doğu'da süren çatışmaların emekçi halklar üzerinde ağır yıkımlara yol açtığı belirtildi.
Bildiride, savaş politikalarının yalnızca cephelerle sınırlı kalmadığı, emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarını da ağır biçimde tahrip ettiği ifade edildi. Bu tablo karşısında uluslararası dayanışmanın ve enternasyonalist mücadelenin güçlendirilmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.
Kıbrıs'a ilişkin değerlendirmeler deklarasyonda ayrı bir başlık altında yer buldu. Adanın modern tarihi boyunca emperyalist müdahalelerin hedefi olduğu hatırlatılan metinde, İngiliz askeri üsleri üzerinden Kıbrıs'ın bugün de bölgesel emperyalist politikaların kritik bir parçası haline getirildiğine dikkat çekildi. Kıbrıs'ın bölünmesinin yalnızca dış müdahalelerin değil, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs'taki egemen sınıfların milliyetçi politikalarının da sonucu olduğu belirtilerek, "Kıbrıs emperyalistler için bir uçak gemisi değildir" ifadesi kullanıldı. Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Elen emekçilerin ortak mücadelesi temelinde birleşik, federal ve sosyalist bir Kıbrıs perspektifi işaret edilirken, adanın geleceğine Kıbrıs halkının karar vermesi gerektiği vurgulandı.
Deklarasyonun son bölümünde ise somut bir eylem programı ortaya kondu. Savaş karşıtı uluslararası eylem günlerinin desteklenmesi, genel grevlerin yaygınlaştırılması, savaş ekonomisini besleyen üretim ve lojistik ağlarına yönelik emek eylemlerinin güçlendirilmesi, uluslararası gençlik konferanslarının düzenlenmesi ve Atina Deklarasyonu'nun farklı ülkelerde yaygınlaştırılması kararlaştırıldı. Bildirgeye Kıbrıs'tan Bağımsızlık Yolu'nun yanı sıra Yunanistan, Arjantin, İtalya, Türkiye, ABD, Meksika ve Şili'den devrimci ve sosyalist parti ve örgütler imza koydu.