DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Bakan Arıklı'dan yabancı düşmanlığına sert tepki: Suçun milliyeti olmaz

26 Ağustos 2026 107 okunma
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, cezaevlerindeki yabancı sayısı üzerinden yürütülen güvenlik tartışmalarını eleştirerek suçun bireysel olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Bakan Arıklı, suçun milliyeti olmadığını, yabancıları potansiyel suçlu göstermenin yanlış olduğunu söyledi.
  • Cezaevindeki yabancı sayısının hükümlü, tutuklu ve teminat ayrımı yapılmadan değerlendirilmesinin yanıltıcı olduğunu belirtti.
  • Güvenlik sorununun kabulü ile yabancı düşmanlığının karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
  • Arıklı, dört hukukçunun görüşlerine dikkat çekerek onlara teşekkür etti ve TDP'ye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, ülkede son dönemde alevlenen güvenlik tartışmalarının yabancıların etnik kökeni üzerinden yürütülmesine açık tepki gösterdi. Manşetine taşıdığı "Suçun Milliyeti Yok" başlıklı haberde görüşlerine yer verilen dört hukukçunun değerlendirmelerine dikkat çeken Arıklı, cezaevlerindeki yabancı oranının gerekçe gösterilerek "Her geleni almayın" anlayışının yaygınlaştırılmasını doğru bulmadığını ifade etti.

Cezaevindeki yabancı sayısı üzerinden bütün yabancıları potansiyel suçlu gibi göstermenin yanlış olduğunu belirten Arıklı, "Suçun milliyeti olmaz. İnsan olan her yerde suç da vardır, suçlu da" diyerek yaklaşımını net biçimde ortaya koydu. Arıklı, cezaevlerindeki yabancıların kaçının hükümlü, kaçının tutuklu, kaçının ise teminat şartlarını yerine getiremediği için cezaevinde bulunduğunun bilinmeden yalnızca sayı üzerinden değerlendirme yapılmasının yanıltıcı olduğunu kaydetti.

"Suç bireyseldir. Suçlunun milliyeti değil, işlediği suç önemlidir" ifadelerini kullanan Arıklı, haberde görüşlerine yer verilen Tacan Reynar, Aslı Murat, Cemre İnciler ve Ayşe Öztabay'a teşekkür etti. Reynar'ın "İnsanın olduğu her yerde suç var" yaklaşımına atıfta bulunan Arıklı, Kıbrıs'ta da tarih boyunca cinayet, şiddet ve çeşitli suçların yaşandığını hatırlattı.

Güvenlik sorununun kabul edilmesiyle yabancı düşmanlığının birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Arıklı, "Cezaevlerindeki yabancı sayısını gösterip ırkçılığı körüklemek kolaydır. Zor olan, rakamların arkasındaki gerçeği araştırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. Arıklı, yazısının sonunda dört hukukçuya teşekkür ederek, "Hep diyorum: Bu Parlamentonun TDP'ye de ihtiyacı var" sözleriyle mesajını tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Bakan Arıklı, cezaevlerindeki yabancı sayısı üzerinden yapılan değerlendirmelerin neden yanıltıcı olduğunu hangi gerekçeye dayandırıyor?
Arıklı, yabancıların kaçının hükümlü, tutuklu veya teminat şartlarını yerine getiremediği için cezaevinde bulunduğunun bilinmeden yalnızca sayı üzerinden değerlendirme yapılmasının yanıltıcı olduğunu belirtiyor.
Bakan Arıklı, güvenlik sorunları ile yabancı düşmanlığının birbirine karıştırılmaması gerektiğini söylerken hangi noktaya dikkat çekiyor?
Arıklı, güvenlik sorununun kabul edilmesiyle yabancı düşmanlığının birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Arıklı, haberde görüşlerine yer verilen hukukçulardan hangisinin yaklaşımına özellikle atıfta bulunuyor?
Arıklı, Tacan Reynar'ın "İnsanın olduğu her yerde suç var" yaklaşımına atıfta bulunuyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör