DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Bakan Oğuz'dan Şartlı Tahliye Tartışmalarına Sert Tepki

12 Ağustos 2026 67 okunma
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, şartlı tahliye kararlarına yönelik eleştirilerin kurumları yıprattığını belirterek, alınan kararların popülizm uğruna itibarsızlaştırılmaması gerektiğini vurguladı. Oğuz ayrıca cezaevi müdürünün yetkileriyle ilgili iddiaların da gerçeği yansıtmadığını söyledi.

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, bir televizyon programında Cezaevi Yasası'na dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cezaevi müdürüne yeni ve olağanüstü yetkiler verildiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Oğuz, bu yetkilerin geçmişte de var olduğuna dikkat çekti.

Ülke kurumlarının küçümsenmesine ve itibarsızlaştırılmasına yönelik söylemlerden vazgeçilmesi çağrısı yapan Bakan Oğuz, kurumların yürüttüğü çalışmaların popülizm uğruna hedef haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Şartlı tahliye başvurularıyla ilgili somut rakamları da paylaşan Oğuz, toplamda 3 bin 82 kişinin başvuru hakkına sahip olduğunu, bunlardan bin 433'ünün bu haktan yararlanabildiğini açıkladı. Kararların yasalar çerçevesinde ilgili kurul tarafından alındığını hatırlatan Bakan, kurul kararlarının popülizm amacıyla itibarsızlaştırılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Oğuz, yapılacak eleştirilerin hakkaniyetli olması ve kurumların işleyişinin gözetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör