Baykallı'dan Hristodulidis'e Kritik Uyarı: Durağanlık Siyasi Sonunu Getirir
Toplumcu Demokrasi Partisi MYK üyesi ve Dış İlişkiler ile Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, katıldığı bir programda Kıbrıs müzakerelerindeki son durumu ve BM Genel Sekreteri António Guterres'in adaya gerçekleştirdiği ziyareti değerlendirdi.
Baykallı, Guterres'in ortaya koyduğu sonuç odaklı tutumun ardından Kıbrıs Rum Lideri Nikos Hristodulidis'in siyasi açıdan çok daha sıkıntılı bir döneme girdiğini dile getirdi. Rum liderliğinin çözümsüzlüğü sürdüren politikasını devam ettirmesinin artık giderek zorlaştığını vurgulayan Baykallı, Kıbrıs Rum siyasetinde geçmişte çözümsüzlüğe oynayan liderlerin seçim kaybettiğini hatırlattı. Hristodulidis'in 2028 seçimlerine kadar herhangi bir ilerleme sağlayamaması halinde ağır bir siyasi bedelle karşılaşacağını belirten Baykallı, "Ya pozisyonlarında açılım yapacak ya da seçime hiçbir sonuç üretemeyen bir lider olarak girecek. Sonucu zorlamazsa, sonuçsuzluk onun siyasi sonu olacaktır." ifadelerini kullandı.
Guterres'in güven artırıcı önlemler ve metodoloji konusunda ilerleme sağlanmadan yeni bir 5+1 toplantısı istememesinin de tabloyu değiştirdiğini kaydeden Baykallı, mayınların ara bölgeden başlanarak temizlenmesine ilişkin BM önerisini Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiğini ancak Rum liderliğinin reddettiğini anımsattı. Baykallı, "2026 yılında bir Avrupa Birliği üyesi ülkenin liderinin mayınları güvenlik gerekçesiyle savunmasının kabul edilebilir bir açıklaması yoktur." dedi.
Rum tarafının güven artırıcı önlemler konusunda artık somut adım atmak zorunda olduğunu belirten Baykallı, geçiş kapıları, mayınların temizlenmesi, düzensiz göç, kriz yönetimi, gençlerin ortak faaliyetleri ve sivil toplum diyaloğu gibi başlıklarda ilerleme sağlanmasının sürecin geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu yöntemin Guterres'in sonuç odaklı yaklaşımıyla örtüştüğünü ifade eden Baykallı, geçmiş deneyimlerden ders çıkaran ve yeniden başarısızlık üretmeyecek bir müzakere anlayışının oluştuğunu belirtti. Erhürman'ın Türkiye ile kurduğu diyaloğun önemine de değinen Baykallı, uzun yıllar sonra Kıbrıslı Türklerin kendi ihtiyaçlarını Türkiye'ye ve uluslararası topluma güçlü şekilde anlatabilen bir liderlik ortaya çıktığını söyledi. Kıbrıs sorununun yalnızca iki toplum arasındaki bir mesele olmadığını vurgulayan Baykallı, Avrupa'nın güvenlik mimarisi, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılmasının en gerçekçi seçeneklerden biri olduğunu ifade eden Baykallı, Kıbrıslı Türklerin enerji, güvenlik ve doğal kaynaklarla ilgili karar mekanizmalarında yer almasının ancak ortak bir yapıyla mümkün olacağını söyledi.