DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

BİR-SEN, Aylardır Ödenmeyen Ek Mesai Ücretleri İçin Mahkemeye Gitti

03 Ağustos 2026 108 okunma
Kamu Çalışanları Birliği Sendikası (BİR-SEN), kamu çalışanlarının üç aydır yatırılmayan ek mesai ödenekleriyle ilgili yargı sürecini başlattı. Sendika, geciken ödemelerin faiziyle birlikte yapılmasını ve sorumlular hakkında idari soruşturma açılmasını talep ediyor.

BİR-SEN Genel Başkanı Nihan Arifoğlu Güneyli, yazılı bir açıklama yaparak sendikanın Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurduğunu duyurdu. Güneyli, kamu çalışanlarının üç aydır geciktirilen tüm ek mesai ücretlerinin geriye dönük faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca bundan sonraki ek mesai ödemelerinin de mevzuatta belirtilen yasal süre içinde, düzenli ve eksiksiz biçimde hesaplara yatırılmasını istedi.

Sendika başkanı, sorunu çözmek ve diyalog zemini oluşturmak amacıyla idareye sundukları resmi dilekçe ve yazılı başvuruların cevapsız bırakıldığını öne sürdü. Sürecin gecikmesine yol açan sorumlular hakkında idari soruşturma başlatılması çağrısında bulunan Güneyli, “Devlet, çalışanından kesintisiz hizmet beklerken, iş ücrete geldiğinde sessizliğe bürünemez.” ifadelerini kullandı.

Güneyli, Anayasa’nın 52’nci maddesine de atıfta bulunarak, devletin çalışanların yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Bu hükmün amir olduğunu belirten sendika başkanı, üyelerinin haklarını yasal zeminde aramak adına KKTC Anayasası’nın 152. maddesi çerçevesinde Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurduklarını bildirdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör