DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Siyaset

BM Şefinin Kıbrıs Ziyareti Öncesi Kritik Bekleyiş

23 Temmuz 2026 58 okunma
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27 Temmuz’da Kıbrıs’a yapacağı ziyaret, adada çözüm umutlarını yeniden canlandırırken, geçmişte yaşanan başarısız görüşmelerin tekrarlanmaması için somut adımlar bekleniyor.

Guterres’in adaya gelişi, 2010 yılındaki Ban Ki-moon ziyaretinden bu yana bir BM Genel Sekreterinin Kıbrıs’a ilk resmi teması olacak. O dönemde dönemin liderleri Hristofiyas ve Talat arasında beklenen ortak açıklamanın gerçekleşmemesi, sürecin tıkanmasına yol açmıştı. Şimdi ise Guterres’in, geçmişteki hatalardan ders çıkararak daha yapıcı bir rol oynaması bekleniyor.

Genel Sekreter, 28 Temmuz’da her iki liderle ayrı ayrı görüştükten sonra 29 Temmuz’da Lefkoşa’da ara bölgede üçlü bir zirve düzenleyecek. Zirvenin ardından ortak basın toplantısı yapılması planlanırken, Guterres’in sivil toplum örgütleri ve komite üyeleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor. Ziyaretin temel gündem maddesi ise Eylül ayında yapılması planlanan beşli Kıbrıs konferansının içeriğini netleştirmek ve müzakereler için bir takvim oluşturmak olacak.

BM yetkilileri, Guterres’in adaya “veda ziyareti” yapmadığını, aksine somut sonuçlar elde etmek için geldiğini vurguluyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde basında yer alan “yeni plan” haberlerinin BM sözcüsü tarafından yalanlanmaması, Guterres’in cebinde yazılı bir öneriyle gelebileceği yönünde yorumlanıyor. Ayrıca, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin’in taraflarla yürüttüğü yoğun temaslar da sürecin olgunlaştığına işaret ediyor.

Ancak gözlemciler, Kıbrıs sorununun çözümü için zamanın daraldığına dikkat çekiyor. 2026 sonunda Guterres’in görev süresinin dolacak olması ve 2027-2028 yıllarında her iki tarafta da seçim süreçlerinin başlayacak olması, bu yıl içinde somut ilerleme kaydedilmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle, 29 Temmuz’daki zirvenin sonuçsuz kalması halinde, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik umutların tamamen tükenebileceği ifade ediliyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör