TAM Parti'den deniz güvenliği için 10 kritik soru: Kamu vicdanı aydınlatılmalı
- TAM Parti, 30 Ağustos 2026 gemi faciası sonrası deniz güvenliği için 10 kritik soru yöneltti.
- Parti, gemi denetimleri, mürettebat yeterlilikleri ve tatbikat geçmişine dair belgeli yanıt istiyor.
- Başvuruda, acil müdahale süresi ve seyir izni verilme sürecine ilişkin sorular yer alıyor.
- TAM Parti, soruların Kamu Bilgi Edinme Hakkı kapsamında şeffaf ve eksiksiz yanıtlanmasını talep etti.
TAM Parti, 30 Ağustos 2026 tarihinde yaşanan gemi faciasının ardından harekete geçti. Parti yetkilileri, KKTC'de yolcu taşımacılığı yapan gemilerin güvenlik durumu, mürettebat yeterlilikleri, denetim süreçleri, acil müdahale kabiliyeti, arama-kurtarma altyapısı, tatbikat geçmişi ve ilgili kamu kurumlarının hazırlık seviyesi hakkında kapsamlı bir bilgi ve belge talebi oluşturdu.
Yapılan başvuruda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve benzer faciaların bir daha yaşanmaması amacıyla her soruya açık, somut, tarih ve belge içeren yanıtlar verilmesi istendi. Parti, deniz kazaları ve gemi yangınlarına yönelik son tatbikatın ne zaman gerçekleştirildiğini, özel ve tüzel gemi sahipleri ile kaptanların bu tatbikatlara katılıp katılmadığını, mürettebatın acil durum ve kurtarma eğitimi alıp almadığını öğrenmek istiyor.
Başvuruda ayrıca bir deniz kazasında acil müdahale süresinin ne kadar olduğu, KKTC sınırları içindeki deniz araçlarının yeterli düzeyde denetlenip denetlenmediği, yolcu taşıma belgesine sahip gemilerin en son ne zaman denetlendiği, gemilerde ilk yardım ve acil müdahale imkânlarının yeterliliği, gemi personelinin yeterlilik ve sertifikalarının kontrol edilip edilmediği, her sefer öncesinde seyir izninin nasıl verildiği ve liman ile ulaştırma personelinin acil durumlara hazır olup olmadığı gibi sorular yer aldı.
TAM Parti, sonuç ve talep bölümünde sıralanan soruların Kamu Bilgi Edinme Hakkı kapsamında kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi amacıyla yanıtlanmasını istedi. Her bir soruya ayrı ayrı, açık, somut, tarih ve sayılarla desteklenmiş cevap verilmesini talep eden parti, 30 Ağustos 2026'da yaşanan olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının yalnızca bir siyasi tartışma olmadığını vurguladı.
Parti açıklamasında, "İnsan hayatının, deniz güvenliğinin ve kamu sorumluluğunun gereğidir" ifadelerine yer vererek, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve kamu vicdanının aydınlatılması açısından sorularına açık ve şeffaf cevap verilmesini talep etti.