DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

CTP ve TDP'den 13 Belediyede Yerel Seçim İçin Ortaklık Kararı

22 Ağustos 2026 92 okunma
Cumhuriyetçi Türk Partisi ile Toplumcu Demokrasi Partisi, yerel yönetimlerde demokratik ve katılımcı anlayışı güçlendirmek amacıyla 13 belediye başkanlığı seçiminde iş birliği yapma kararı aldı.
Öne Çıkanlar
  • CTP ve TDP, 13 belediyede yerel seçimler için ortak hareket kararı aldı.
  • İş birliği, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki ortak anlayışın devamı olarak görülüyor.
  • Ortak hedef, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim kültürünü güçlendirmek.
  • İki parti, belediyelerde halkın karar süreçlerine etkin katılımını sağlamayı amaçlıyor.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), yerel yönetimlerde demokratik, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışını güçlendirmek için güçlerini birleştirme kararı aldı. İki partiden yapılan ortak açıklamada, bu adımın yalnızca bir seçim ittifakı olmadığı, toplumda giderek büyüyen değişim, uzlaşı ve birlikte yönetim talebinin doğal bir yansıması olduğu ifade edildi.

Alınan karar kapsamında iki parti; Lefkoşa, Girne, Mağusa, Güzelyurt, Lefke, İskele, Değirmenlik-Akıncılar, Çatalköy-Esentepe, Mehmetçik-Büyükkonuk, Erenköy-Karpaz, Mesarya, Dikmen ve Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanlıkları seçimlerinde ortak hareket edecek. Açıklamada bu iş birliğinin, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sergilenen ortak anlayışın ve iş birliği iradesinin devamı olduğu vurgulandı.

Yapılan ortak açıklamada yerel yönetimlerin, hizmet üreten idari yapılar olmanın ötesinde halkın yönetime doğrudan katıldığı, karar süreçlerinin birlikte şekillendirildiği ve yerel demokrasinin hayat bulduğu en önemli alanlardan biri olduğu belirtildi. İş birliğinin temelini birlikte yönetim ilkesinin oluşturduğu kaydedilen açıklamada, belediye başkanı, belediye meclisi, muhtarlar, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve bölge halkının karar süreçlerine etkin katılımını sağlayan bir yerel yönetim kültürünün güçlendirilmesinin ortak hedef olduğu dile getirildi.

Açıklamada ayrıca, bu yaklaşımın farklı siyasi görüşlerden ve toplumun tüm kesimlerinden yurttaşları ortak değerler etrafında buluşturmayı, kapsayıcı ve uzlaşıya dayalı bir yönetim anlayışını güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Belediyelerin kaynaklarını etkin, adil ve kamu yararını esas alarak kullanan, karar ve harcamaları denetlenebilir kılan, belediye meclislerini etkinleştiren, halkın bilgiye erişimini ve karar süreçlerine katılımını güvence altına alan bir yönetim modelinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiği vurgulandı.

CTP ve TDP, yerel yönetimlerde başarıyı yalnızca seçim kazanmakla değil, halkla birlikte yönetmek, güven veren kurumlar oluşturmak ve yurttaşın günlük yaşamında somut iyileşme sağlamakla ölçtüklerini belirtti. İki parti, iş birliği yapacakları tüm belediyelerde katılımcı, çoğulcu, şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir yerel yönetimleri güçlendirmek ve halkın söz ile karar sahibi olduğu bir belediyecilik kültürünü ileriye taşımak için birlikte çalışacaklarını kaydetti.

Sık Sorulan Sorular

Bu ortaklık kararı hangi belediye başkanlığı seçimlerini kapsıyor?
Lefkoşa, Girne, Mağusa, Güzelyurt, Lefke, İskele, Değirmenlik-Akıncılar, Çatalköy-Esentepe, Mehmetçik-Büyükkonuk, Erenköy-Karpaz, Mesarya, Dikmen ve Gönyeli-Alayköy olmak üzere 13 belediye başkanlığı seçimini kapsıyor.
Bu iş birliğinin temel amacı olarak ne gösteriliyor?
Yerel yönetimlerde demokratik, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışını güçlendirmek ve birlikte yönetim ilkesini hayata geçirmek.
Bu ortaklık kararının bir önceki süreçle bağlantısı nasıl açıklanıyor?
Açıklamada, bu iş birliğinin Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sergilenen ortak anlayışın ve iş birliği iradesinin devamı olduğu vurgulanıyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör