DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Şahali'den Meclis'e sert çıkış: "Yas günlerinde seçim hesabı yapmayın"

03 Eylül 2026 41 okunma
CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, deniz faciasının yaraları sarılmadan komitelerde aciliyeti olmayan yasa değişikliklerinin görüşülmesine tepki göstererek UBP'yi "siyasi fırsatçılıkla" suçladı.
Öne Çıkanlar
  • Şahali, yas günlerinde Meclis komitelerindeki yoğun mesaiye sert tepki gösterdi.
  • UBP'li üyelerin aciliyetsiz yasa değişikliklerini seçim beklentisiyle ilerlettiğini savundu.
  • Sözleşmeli personel süresinin bir yıldan beş yıla çıkarılması gündeme getirildi.
  • Şahali, UBP'yi yas ortasında siyasi fırsatçılıktan vazgeçmeye çağırdı.

CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, pazar günü yaşanan deniz faciasının ardından toplumun derin bir yas içinde olduğu bu dönemde Cumhuriyet Meclisi komitelerinde yürütülen yoğun mesaiye sert tepki gösterdi. Şahali, kaybedilen insanların acısının henüz çok taze olduğunu, ailelerin ve toplumun yanıt bekleyen soruları bulunduğunu ve polis soruşturmasının sürdüğünü hatırlatarak, önceliğin facianın tüm yönleriyle aydınlatılması olması gerektiğini vurguladı.

Şahali, yas süresi devam ederken komitelerin pazartesi, çarşamba ve perşembe günleri yoğun şekilde çalıştırıldığını belirterek, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını ifade etti. "Toplum böylesine büyük bir acı yaşarken Meclis'in önceliği bunlar olamaz yönündeki bütün uyarı ve telkinlerimize rağmen bu mesai ısrarla sürdürülmektedir" diyen Şahali, UBP'li komite üyelerinin aciliyeti bulunmayan yasa değişikliklerini ilerletmeye çalıştığını savundu.

Komitelerde ele alınan bazı düzenlemelerin kamu yararından çok UBP'nin yaklaşan seçimlere yönelik siyasi beklentileriyle bağlantılı olduğunu ileri süren Şahali, Maliye Bakanlığı'ndaki bazı uygulamalarla ilgili devam eden polis soruşturmasına da dikkat çekti. Tartışmalı uygulamalara yasal zemin kazandırmaya yönelik düzenlemelerin sonuçlandırılmaya çalışıldığını belirten Şahali, devlette sözleşmeli görev yapan personelin sözleşme sürelerinin bir yıldan beş yıla çıkarılmasını öngören yasa değişikliğinin de gündeme getirildiğini kaydetti.

Şahali, "Böylesine ağır bir acının yaşandığı günlerde, hiçbir aciliyeti bulunmayan ve seçim öncesinde siyasi fayda beklentisiyle ele alındığı açık olan düzenlemeleri apar topar Meclis'ten geçirmeye çalışmanın ne vicdanla ne de devlet ciddiyetiyle açıklanabilir bir tarafı vardır" ifadelerini kullandı. Meclis'in hükümetin seçim hazırlıklarının aparatı olmadığını vurgulayan Şahali, UBP'yi bir kez daha uyararak "Yasın ortasında siyasi fırsatçılıktan vazgeçin. Toplumun acısına ve yasına saygı gösterin" çağrısında bulundu.

Şahali, toplumun beklentisinin apar topar çıkarılacak yasalar değil; hakikat, sorumluluk, hesap verebilirlik ve ciddiyet olduğunu belirterek, "Acının ortasında dahi seçim hesabından vazgeçemeyen bir anlayışın bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmadığı bugün bir kez daha açığa çıkmıştır" dedi.

Sık Sorulan Sorular

Deniz faciasının ardından Meclis komitelerinde hangi günler yoğun mesai yapıldığı belirtiliyor?
Pazartesi, çarşamba ve perşembe günleri yoğun şekilde çalıştırıldığı belirtiliyor.
Şahali, UBP'nin komitelerde ilerletmeye çalıştığı yasa değişikliklerinin hangi konuyla bağlantılı olduğunu iddia ediyor?
Yaklaşan seçimlere yönelik siyasi beklentilerle bağlantılı olduğunu iddia ediyor.
Komitelerde gündeme getirilen ve sözleşmeli personeli ilgilendiren yasa değişikliği neyi öngörüyor?
Sözleşme sürelerinin bir yıldan beş yıla çıkarılmasını öngörüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör