DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

CTP'den güvenlik uyarısı: Ağır suçlarda ciddi yükseliş, nüfus bilinmiyor

17 Ağustos 2026 44 okunma
Cumhuriyetçi Türk Partisi, ülkede artan güvenlik sorunlarını ele almak üzere Meclis'te düzenlediği basın toplantısında ağır suçlardaki artışa ve nüfus yönetimindeki eksikliklere dikkat çekti.
Öne Çıkanlar
  • CTP, Meclis'te "Toplum Güvenliği Eylem Planı" başlığıyla basın toplantısı düzenledi.
  • Adam öldürmeye teşebbüs dosyaları 2023'te 8'den 2025'te 14'e yükseldi.
  • Ağır yaralama ve vahim darp dosyaları 63'ten 113'e, uyuşturucu davaları 364'ten 500'e çıktı.
  • İncirli, ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin bilinmediğini ve nüfusun tahminlerle yürütüldüğünü savundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), son dönemde toplumda yükselen güvenlik kaygılarına ilişkin "Toplum Güvenliği Eylem Planı" başlığıyla Cumhuriyet Meclisi'nde bir basın toplantısı gerçekleştirdi. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, burada yaptığı konuşmada güvenlik meselesinin yalnızca adli bir konu olarak görülmemesi gerektiğini, bunun aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu vurguladı.

İncirli, toplam suç sayılarındaki düşüşün tek başına toplumun daha güvenli hale geldiği anlamına gelmediğini belirterek asıl üzerinde durulması gerekenin suçların niteliği ve vahameti olduğunu söyledi. Halkı asıl tedirgin eden suç türlerinin ve güvenlik kaygısını artıran gelişmelerin rakamların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden İncirli, toplumda şiddet kültürünün yaygınlaştığına dikkat çekti.

Ağır suçlardaki artışa ilişkin verileri paylaşan İncirli, 2023 yılında 8 olan adam öldürmeye teşebbüs dosyası sayısının 2025'te 14'e yükseldiğini açıkladı. Ağır yaralama ve vahim darp dosyalarının 63'ten 113'e çıktığını, silah bulundurma suçlarında da yaklaşık iki katlık artış yaşandığını belirtti. Uyuşturucuyla ilgili dava sayısının ise 364'ten 500'e yükseldiğini kaydeden İncirli, bu rakamların vaka sayısı değil dosyalama sayısı olduğuna dikkat çekerek verilerin "buzdağının görünen kısmı" olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Nüfus konusuna da değinen İncirli, ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin olarak bilinmediğini, nüfusun uzun zamandır tahminlerle yürütüldüğünü savundu. Ülkede bulunan kişilerin hangi statüyle, nerede ve hangi amaçla bulunduğunun bilinmesi gerektiğini ifade eden İncirli, bu durumun doğrudan yönetim kapasitesi ve toplum güvenliği sorununa dönüştüğünü kaydetti. Cezaevindeki kişilerin yaklaşık yüzde 30'unun KKTC vatandaşı olduğunu belirten İncirli, konunun yabancı düşmanlığı üzerinden değil, kayıt dışılık ve muhaceret sistemindeki zaafiyetler çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

İncirli, güvenlik politikasının yalnızca suç işlendikten sonra faillerin yakalanmasına odaklanmaması gerektiğini, suç işlenmeden önce risklerin belirlenmesi ve önleyici çalışmaların yürütülmesi gerektiğini söyledi. Hükümet milletvekillerinin olağanüstü toplantıya katılmadığını belirten İncirli, hükümetin Meclis'e gelmemesinin ülkedeki güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Sık Sorulan Sorular

2023'ten 2025'e kadar adam öldürmeye teşebbüs dosya sayısındaki artış nedir?
2023'te 8 olan dosya sayısı 2025'te 14'e yükselmiştir.
CTP Genel Başkanı, suç verilerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir?
Verilerin "buzdağının görünen kısmı" olarak değerlendirilmesi gerektiğini, çünkü bunların vaka sayısı değil dosyalama sayısı olduğunu ifade etmiştir.
CTP'nin nüfus konusundaki tespiti nedir?
Ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin olarak bilinmediğini ve nüfusun uzun zamandır tahminlerle yürütüldüğünü savunmuştur.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör