DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Aşıkoğlu'ndan Sistem Uyarısı: İstifa Tek Başına Çözüm Değil

03 Eylül 2026 96 okunma
Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, facianın ardından gündeme gelen istifa tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, bir bakanın görevden ayrılmasının siyasi sorumluluk açısından önemli olduğunu ancak denetim düzeni, atama sistemi ve devletin çalışma biçimi değişmeden kalıcı bir dönüşüm sağlanamayacağını belirtti.
Öne Çıkanlar
  • İstifa tek başına çözüm değil; denetim ve atama sistemi değişmeli.
  • Facia, yıllardır biriken ihmal ve liyakatsizliğin canla ödenen faturası.
  • Filo Jet'e son bir yılda 26, toplamda 100 şikâyet yapıldı.
  • Soruşturma KKTC ile sınırlı kalmamalı, Türkiye'deki süreçler de araştırılmalı.

Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, yaşanan facianın ardından yükselen istifa taleplerine farklı bir pencereden bakıyor. Aşıkoğlu'na göre bir bakanın istifası siyasi sorumluluk bakımından anlamlı bir adım olabilir ancak asıl mesele bunun çok daha ötesinde yatıyor. Denetim mekanizmaları, atama sistemi ve devletin genel işleyişi değişmediği sürece yalnızca bakanın değişmesi sistemde kalıcı bir iyileşme yaratmayacak.

"Çünkü mesele yalnızca bir bakanın koltuğu değil, o koltuğun içinde yer aldığı sistemdir" diyen Aşıkoğlu, ülkede yaklaşık yarım asırdır benzer bir sorunla karşı karşıya olunduğunu savundu. Yaşanan faciayı yalnızca bir kaza olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını belirten Aşıkoğlu, bu olayın yıllardır biriken ihmal ve liyakatsizliğin ağır bir faturası olduğunu ve bu faturanın insanlar tarafından canlarıyla ödendiğini ifade etti.

Filo Jet dosyasına da değinen Aşıkoğlu, şirket hakkında son bir yılda 26, toplamda ise 100 şikâyet bulunduğunu belirtti. Bu şikâyetlerin çoğunun doğrudan geminin teknik güvenliğiyle ilgili olmadığını ancak gecikmelerden bakımsızlığa, kırık koltuklardan personelin tutumuna kadar uzanan şikâyetlerin şirketin işletme kültürü hakkında ciddi işaretler verdiğini söyledi. Geminin 23 yıl önce Iris Jet adıyla aynı hatta çalıştığını, rıhtıma çarptığını ve ardından su aldığını hatırlatan Aşıkoğlu, bu geçmişin faciayla doğrudan bağlantısının henüz kanıtlanmadığının altını çizdi.

Aşıkoğlu, soruşturmanın yalnızca KKTC sınırları içerisinde yürütülmemesi gerektiğini de savundu. Geminin Türkiye'de gerçekleştirilen bakım, onarım, klaslama ve belgelendirme süreçlerinin de araştırılması gerektiğini belirten Aşıkoğlu, sorumluluğun yalnızca KKTC'deki değil, Türkiye'deki ilgili idari ve teknik kurumlara kadar uzanması gerektiğini ifade etti. Kaza günü deniz koşullarının ağır, dalgaların üç metrenin üzerinde olduğunun ileri sürüldüğünü de belirten Aşıkoğlu, kaptanın yeterlik belgesi dâhil olmak üzere sefere izin veren bütün teknik ve idari unsurların sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Aşıkoğlu, ülkedeki denetim ve liyakat sorununun yalnızca denizcilik alanıyla sınırlı olmadığını da sözlerine ekledi. Yüksek katlı binalara izin verilmesine karşın itfaiyenin olası bir yangına müdahale edebilecek ekipmana sahip olmamasını, iki büyük limana rağmen denizde acil durumlara müdahale edecek yeterli kurtarma yapılanmasının bulunmamasını örnek gösterdi. Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve kamu araçlarının durumuna da dikkat çeken Aşıkoğlu, ana yol güzergâhlarının dahi bakımsızlık nedeniyle ormana döndüğünü ifade etti. "İstifa bir sonuç değil, en fazla bir başlangıç noktasıdır" diyen Aşıkoğlu, atamaların siyasi sadakate değil uzmanlığa dayanması gerektiğini vurguladı.

Sık Sorulan Sorular

Aşıkoğlu'na göre, bir bakanın istifası neden tek başına kalıcı bir çözüm sağlamıyor?
Çünkü denetim düzeni, atama sistemi ve devletin çalışma biçimi değişmeden sistemde kalıcı bir dönüşüm sağlanamayacağını belirtiyor.
Filo Jet hakkında son bir yılda kaç şikâyet bulunuyor?
Son bir yılda 26, toplamda ise 100 şikâyet bulunuyor.
Aşıkoğlu, Filo Jet'in geçmişiyle ilgili hangi bilgiyi hatırlatıyor?
Geminin 23 yıl önce Iris Jet adıyla aynı hatta çalıştığını, rıhtıma çarptığını ve ardından su aldığını, ancak bu geçmişin faciayla doğrudan bağlantısının henüz kanıtlanmadığını söylüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör