DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

CTP'den iktidar vaadi: Ülkeye adım atmadan önce güvenlik sorgusu yapılacak

17 Ağustos 2026 48 okunma
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, iktidara gelmeleri halinde ilk günden itibaren nüfus sayımı başlatacaklarını ve ülkeye gelecek herkesin seyahat öncesinde "Muhaceret Güvenlik Filtresi"nden geçirileceğini açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • CTP, göreve gelirse ilk gün nüfus sayımı başlatıp dijital veri sistemi kuracak.
  • Ülkeye girişlerde seyahat öncesi elektronik ön bildirim ve onay sistemi uygulanacak.
  • İkamet, çalışma ve eğitim statülerini izleyen bütünleşik denetim sistemi oluşturulacak.
  • Suç istatistikleri artış gösterdi; cezaevindeki 863 kişinin 290'ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, toplum güvenliğine ilişkin hazırladığı eylem planını Cumhuriyet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. TURKPA Konferans Salonu'ndaki toplantıda CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli'nin yanı sıra Genel Sekreter Mehmet Kale Kişi, parti milletvekilleri ve bağımsız milletvekilleri Jale Refik Rogers ile Ayşegül Baybars da hazır bulundu.

İncirli, göreve gelmeleri durumunda ilk gün itibarıyla nüfus sayımı çalışmalarını başlatacaklarını belirterek, sayımın ardından nüfusu sürekli izleyen dijital ve bütünleşik bir veri sistemi kuracaklarını ifade etti. Son nüfus sayımının üzerinden 15 yıl geçtiğine dikkat çeken İncirli, "Bir kez doğru biçimde sayacağız, sistemi kuracağız ve sonrasında nüfusumuzu sürekli bileceğiz" dedi.

Eylem planının ikinci ayağını oluşturan "Muhaceret Güvenlik Filtresi" uygulamasıyla ülkeye gelecek kişilerin kimlik, geliş amacı, kalış süresi ve hukuki statü bilgilerinin seyahat öncesinde elektronik ön bildirim veya onay sistemiyle kayıt altına alınacağını aktaran İncirli, güvenliğin limanlarda değil, yolculuk öncesinde başlaması gerektiğini vurguladı. Mevcut düzende muhaceret görevlilerinin giriş sırasında yeterli bilgi ve zamana sahip olmadığını savunan İncirli, uygulamanın amacının ülkeye gelişi zorlaştırmak değil, kuralsız girişi engellemek olduğunu söyledi.

İncirli, ülkeye giriş yapan kişilerin hangi statüyle kaldığının da takip edileceğini, ikamet ve adres kaydı, çalışma veya eğitim durumu ile izin sürelerindeki değişikliklerin ilgili kurumlarca görülebileceği bütünleşik bir denetim sistemi oluşturulacağını kaydetti. Kaçak yaşamla mücadelede yükseköğretim kurumları, YÖDAK, işverenler ve aracı kuruluşlarla sorumluluk paylaşımına gidileceğini belirtti.

Suç istatistiklerine de değinen İncirli, adam öldürmeye teşebbüs davalarının 2023'te 8'den 2025'te 14'e, ağır yaralama ve vahim darp suçlarının 63'ten 113'e, ateşli silah ve patlayıcı madde taşıma suçlarının ise 40'tan 87'ye yükseldiğini açıkladı. Uyuşturucu bağlantılı davaların 2023'te 364 iken 2025'te 500'e çıktığını aktaran İncirli, cezaevindeki 863 kişiden 221'inin KKTC, 110'unun çifte vatandaş, 290'ının Türkiye Cumhuriyeti, 242'sinin ise diğer ülke vatandaşı olduğunu söyledi. Bu verilerin yabancı düşmanlığı için kullanılmaması gerektiğini vurgulayan İncirli, "Güvenlik sorununun kaynağı insan değil; kuralsızlıktır, denetimsizliktir" ifadelerini kullandı.

Sık Sorulan Sorular

Nüfus sayımı ne zaman yapılacak ve bu sayımın üzerinden kaç yıl geçti?
Son nüfus sayımının üzerinden 15 yıl geçti ve CTP, göreve gelmeleri halinde ilk günden itibaren nüfus sayımı çalışmalarını başlatacak.
"Muhaceret Güvenlik Filtresi" uygulaması kapsamında hangi bilgiler seyahat öncesinde kayıt altına alınacak?
Kimlik, geliş amacı, kalış süresi ve hukuki statü bilgileri elektronik ön bildirim veya onay sistemiyle seyahat öncesinde kayıt altına alınacak.
Bu uygulamanın temel amacı nedir?
Uygulamanın amacı ülkeye gelişi zorlaştırmak değil, kuralsız girişi engellemektir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör