DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den Bakan Çavuşoğlu'na yanıt: Suçlama oyunlarını bırakın, iş üretin

25 Ağustos 2026 116 okunma
DAÜ-SEN, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun emeklilik maaşlarına ilişkin yasa tasarısının ilerlememesinden sendikayı sorumlu tutan açıklamalarına sert tepki gösterdi. Sendika, komitede oy hakkı bulunmadığını hatırlatarak asıl sorumluluğun Bakanlıkta olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • DAÜ-SEN, yasa tasarısının tıkanmasından sorumlu tutulmasını gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.
  • Sendika, komite toplantısında oy hakkı olmadığını ve tasarıyı engellemediğini vurguladı.
  • Bakanlığın tasarıdaki hataları düzeltip süreci yeniden başlatmadığı öne sürüldü.
  • DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'nu sorumluluktan kaçmakla ve suçlama oyunları oynamakla eleştirdi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun DAÜ'de 1986 öncesinde göreve başlayan ve kamu görevlisi statüsünde emeklilik hakkı elde eden personelin maaşlarıyla ilgili yasa tasarısı hakkındaki değerlendirmelerine yanıt verdi. Sendika, tasarının tıkanmasından DAÜ-SEN ile UBP'li ve CTP'li komite üyelerinin sorumlu gösterilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.

Sendikanın açıklamasında, söz konusu yasa tasarısının 14 Mayıs 2025 tarihinde Cumhuriyet Meclisi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi'nde ele alındığı anımsatıldı. Komitenin Başkan Sunat Atun, Başkan Vekili Filiz Besim ile üyeler Ahmet Savaşan, Devrim Barçın ve Fırtına Karanfil'den oluştuğu, oy hakkına sahip beş üyenin üçünün UBP'li, ikisinin CTP'li olduğu ifade edildi. DAÜ-SEN'in toplantıya yalnızca davetli sıfatıyla katıldığı ve oy hakkının bulunmadığı vurgulanarak, sendikanın tasarıyı engellediği yönündeki iddiaların doğru olmadığı kaydedildi.

Açıklamada, toplantıda Bakanlığın hazırladığı tasarıdaki maddi ve teknik hataların düzeltilmesi, emekli personelin kurduğu dernekle uzlaşı sağlanması ve düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nden geri dönmesini önleyecek biçimde hazırlanması amacıyla görüşmelerin ertelendiği aktarıldı. Sendika, süreç boyunca emekli personel derneği ile UBP ve CTP milletvekillerinin yapıcı öneriler getirdiğini dile getirdi.

Komite toplantısının ardından gerekli düzenlemeleri yaparak süreci yeniden başlatması gereken Bakanlığın somut bir adım atmadığını savunan DAÜ-SEN, tasarıdaki eksikliklerin giderilmediğini ve komitenin yeniden toplanmasının sağlanmadığını öne sürdü. Sendika ayrıca UBP'nin komisyonda çoğunluğa sahip olduğuna dikkat çekerek, üç UBP'li milletvekilinin oyuyla tasarının komiteden geçirilmesinin mümkün olduğunu belirtti.

DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'nun sendikayı, muhalefeti ve kendi partisinin milletvekillerini suçlamasını "sorumluluktan kaçma çabası" olarak nitelendirdi. Açıklamada, "Bir bakanın görevi bahane üretmek, suçlu aramak ve kamuoyunu yanıltmak değil; sorun çözmek ve sonuç üretmektir" ifadelerine yer verildi. Sendika, Komite Başkanı Sunat Atun ile diğer komite üyelerine de süreçle ilgili gerçekleri kamuoyuyla paylaşmaları çağrısında bulundu. Bakan Çavuşoğlu'na seslenen DAÜ-SEN, açıklamasını "Suçlama oyunlarını bırakın. Gerçekleri çarpıtmayın. Protokolün ilgili maddesine uyun ve sorumluluğunuzu yerine getirin. Laf değil, iş üretin" sözleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

DAÜ-SEN'in yasa tasarısının görüşüldüğü komitede oy hakkı var mıydı?
Hayır, DAÜ-SEN toplantıya yalnızca davetli sıfatıyla katıldı ve oy hakkı bulunmuyordu.
Komitede oy hakkına sahip üyelerin siyasi parti dağılımı nasıldı?
Oy hakkına sahip beş üyenin üçü UBP'li, ikisi CTP'liydi.
Toplantıda görüşmelerin ertelenmesinin gerekçesi neydi?
Bakanlığın hazırladığı tasarıdaki maddi ve teknik hataların düzeltilmesi, emekli personel derneğiyle uzlaşı sağlanması ve Anayasa Mahkemesi'nden geri dönmesini önleyecek biçimde hazırlanması amacıyla görüşmeler ertelendi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör