DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den Bakan Çavuşoğlu'na: "Sorunu Yaratan da Çözüm de Sizsiniz"

24 Ağustos 2026 25 okunma
Doğu Akdeniz Üniversitesi'ndeki kriz derinleşirken DAÜ-SEN Dış İlişkiler Sekreteri Doç. Dr. Ercan Hoşkara, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nu sert sözlerle eleştirdi. Hoşkara, Vakıf Yöneticiler Kurulu'ndaki tıkanıklıktan emekli maaşlarına kadar birçok başlıkta sorumluluğun Çavuşoğlu'nda olduğunu savundu.
Öne Çıkanlar
  • DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'nu sorunların kaynağı ve çözümün anahtarı olarak suçladı.
  • Vakıf Yöneticiler Kurulu üyelerinin tamamı değiştirildi, iki kez toplantı yeter sayısı sağlanamadı.
  • Temmuz ayında maaş alamayan asistanların ödemeleri, Cumhurbaşkanı'nın çağrısı sonrası yapıldı.
  • VYK Başkanı Şemi Bora'nın istifaya zorlanmaya çalışıldığı iddia edildi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde yaşanan sorunlarla ilgili konuşan DAÜ-SEN Dış İlişkiler Sekreteri Doç. Dr. Ercan Hoşkara, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'na yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Hoşkara, Çavuşoğlu'nun sorunları sürekli dile getirdiğini ancak çözüm üretme noktasında somut adım atmadığını belirterek, "Sorunu yaratan Nazım Çavuşoğlu. Çözüm de Nazım Çavuşoğlu'nda" ifadelerini kullandı.

Hükümet değişmemesine rağmen Vakıf Yöneticiler Kurulu üyelerinin tamamının değiştirildiğine dikkat çeken Hoşkara, yeni kurulun iki kez toplantı yeter sayısına ulaşamadığını ve bu nedenle hayati konularda karar alamadığını aktardı. Sendikanın uyarısının ardından Cumhurbaşkanı'nın kurulu toplantıya çağırdığını hatırlatan Hoşkara, bu gelişme sonrasında temmuz ayında maaşlarını alamayan asistanların ödemelerinin yapıldığını söyledi.

Hoşkara, Çavuşoğlu'nun "daha iyi yapacağım" düşüncesiyle tüm kadroyu değiştirdiğini ancak süreci çok daha kötü bir noktaya taşıdığını savundu. "Uyarıları dinlemeyen kendisi oldu. Cumhurbaşkanı'nın uyarılarını dahi dinlemedi" diyen Hoşkara, VYK Başkanı Şemi Bora üzerinden kurul içinde yeni bir kriz yaşandığını ileri sürdü. Bora'nın mevzuata uygun hareket edeceğini açıklamasının ardından bazı çevrelerin hedefi haline geldiğini belirten Hoşkara, "Sanırım Bakan görevden alamıyor. İstifaya zorlamaya çalışıyor. Başkanın atadığı danışmanı görevden alırsanız o da mesajı anlar ve istifa eder diye düşündüler. Bunu yapmaya çalıştılar. Olmadı ama denendi" şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu'nun DAÜ'den emekli bazı kişilerin yüksek maaş aldığı yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Hoşkara, söz konusu kişilerin haklarının toplu iş sözleşmesiyle değil yasayla elde edildiğini vurguladı. 2024 yılında imzalanan protokolde bu konuda çözüm yolunun belirlendiğini hatırlatan Hoşkara, gerekli yasal düzenlemenin yapılması veya ilgili kişilerin kamuya aktarılması konusunda iki yıldır sonuç alınamadığını ifade etti. "Bugün Bakan hâlâ 'Bu maaşlarla bu üniversite yaşamaz' diyor. Peki kim çözecek bu sorunu?" diye soran Hoşkara, çözüm için siyasi iradenin harekete geçmesi gerektiğini dile getirdi.

Çavuşoğlu'nun geçmişte hazırladığı bazı düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi'nden döndüğünü hatırlatan Hoşkara, "Gerçekten merak ediyorum. Nazım Çavuşoğlu kimden şikâyetçi? Anayasa mı engel? Anayasa Mahkemesi mi engel? Meclis mi engel? Hükümet mi engel? Yoksa sendikalar mı engel?" sözleriyle tepkisini ortaya koydu. DAÜ'de yapılacak atama ve düzenlemelerin yasalara ve mevzuata uygun olması gerektiğinin altını çizen Hoşkara, "Herkes sorumluluğunu yerine getirmeli. Anayasayla kavga ederek sorun çözemezsiniz" değerlendirmesinde bulundu.

Sık Sorulan Sorular

Vakıf Yöneticiler Kurulu üyelerinin tamamının değiştirilmesine rağmen yeni kurul neden iki kez toplantı yeter sayısına ulaşamadı?
Haberde bu durumun nedeni belirtilmemiştir, ancak yeni kurulun hayati konularda karar alamadığı aktarılmıştır.
Temmuz ayında maaşlarını alamayan asistanların ödemeleri hangi gelişme sonrasında yapıldı?
Sendikanın uyarısının ardından Cumhurbaşkanı'nın kurulu toplantıya çağırması sonrasında ödemeler yapıldı.
DAÜ-SEN, Vakıf Yöneticiler Kurulu Başkanı Şemi Bora'ya yönelik hangi girişimde bulunulduğunu iddia ediyor?
Hoşkara, Bora'nın atadığı danışmanın görevden alınmaya çalışıldığını ve bunun istifaya zorlama amaçlı olduğunu ileri sürdü.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör