Denizcilik Uzmanlarından Kritik Uyarı: Limanlar Dairesi Güçlendirilmeli, Acil Denetim Şart
- Denizcilik uzmanları, izin ve denetim sisteminin acilen gözden geçirilmesini istedi.
- Limanlar Dairesi'nin teknik kapasitesinin uzman katkısıyla artırılması talep edildi.
- Riskli gemiler için acil denetim programı ve titiz inceleme şart koşuldu.
- Kaptanlık belgesinin niteliği ve geçerliliğine dair netlik istenip mevzuat sorgulandı.
Makina Mühendisleri Odası bünyesindeki Gemi Makinaları Mühendisleri Kurulu ile Uzun Yol Kaptanları, deniz taşımacılığındaki mevcut izin ve denetim sisteminin ciddi biçimde gözden geçirilmesi gerektiğini belirten ortak bir açıklama yayımladı. Yolcuların aktardıkları ile gemi ve mürettebat belgelerine dair ortaya çıkan soruların, konunun uzmanlarca derinlemesine incelenmesini zorunlu kıldığı ifade edildi.
Açıklamada, ülkedeki denizcilik birikiminden vakit kaybetmeden yararlanılması gerektiğine dikkat çekilerek Limanlar Dairesi'nin teknik kapasitesinin gemi inşa ve gemi makineleri mühendisleri, deneyimli uzak yol kaptanları ve diğer denizcilik uzmanlarının katkısıyla artırılması istendi. Özellikle yolcu taşıyan ve riskli görülen gemiler için acil bir denetim programının devreye alınması talep edildi.
Denetimlerde gemilerin yapısal bütünlüğü, can kurtarma donanımları, kaptan ve mürettebat yeterlilik belgeleri, yasal sertifikalar, bakım kayıtları ve sefer öncesi kontrollerin titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulandı. KKTC bayraklı ve yabancı bayraklı tüm gemilerin yetkili mercilerce denetlenmesi gerektiği belirtilirken, emniyet açısından kritik uygunsuzluklar giderilmeden hiçbir geminin sefere çıkmasına izin verilmemesi çağrısında bulunuldu.
Kaptanlık belgesinin niteliği ve geçerliliği konusunda da netlik talep edilen açıklamada, bu belgenin asıl yeterlik belgesi mi, başka bir ülkenin yeterliğini tanıyan bir onay mı yoksa tamamen farklı bir belge mi olduğu sorusu yöneltildi. Limanlar Dairesi'nden söz konusu belgeyi hangi mevzuata dayanarak kabul ettiğini açıklaması istenirken, benzer uygulamanın başka gemilerde de yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca can salları ve can yeleklerinin kullanıma hazır, hizmete uygun ve bakımlı olması, yolcuların acil durum ve tahliye kuralları hakkında bilgilendirilmesi gerektiği ifade edildi. Kalıcı bir denetim sistemi kurulması çağrısı yapılarak yetkin denetçiler, yazılı kontrol usulleri, izlenebilir kararlar ve düzenli eğitimle sürdürülebilir bir denetim kapasitesinin oluşturulması talep edildi.
Mağdur ailelerin tazminat haklarına da değinilen açıklamada, kaza tarihinde geçerli sigorta poliçeleri ve teminatların incelenmesi, ailelerin bağımsız hukuki desteğe erişiminin kolaylaştırılması ve kamu makamlarının olası sorumluluklarının araştırılması istendi. Gemiden denize yakıt sızması sonucu oluşan kirliliğin kayıt altına alınması, delillerin toplanması ve tazminat sürecinin başlatılması gerektiği belirtilirken, sağlanacak acil kamu desteğinin ailelerin dava ve tazminat haklarından feragat etmesi koşuluna bağlanmaması gerektiği vurgulandı.