DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Hava Trafik Kontrolörlerinden Sert Uyarı: Facia Yaşanmadan Önce Sistemler Yenilenmeli

04 Eylül 2026 121 okunma
Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, Filo Jet faciasının ardından yaptığı açıklamada, Ercan'daki teknik altyapının ciddi eksikliklerle dolu olduğunu ve uçuş güvenliğinin ancak kaza öncesinde alınacak tedbirlerle sağlanabileceğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Sendika, Filo Jet kazasının ardından uçuş emniyetinin kazadan önce önlemlerle sağlanması gerektiğini vurguladı.
  • Ercan'daki hava trafik sisteminin 2009'dan beri yenilenmeden kullanıldığı ve temel parça temininde güçlük yaşandığı belirtildi.
  • SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi'nde yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı ve bakım eksiklikleri olduğu iddia edildi.
  • Sendika, personel fedakârlığının sürdürülebilir bir devlet emniyet politikası olamayacağını ifade etti.

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, 30 Ağustos'ta Girne açıklarında yaşanan Filo Jet kazasının ardından dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Sendika, havacılıkta uçuş emniyetinin kaza meydana geldikten sonra değil, daha facia yaşanmadan önce hayata geçirilecek önlemlerle garanti altına alınması gerektiğinin altını çizdi. Hayatını kaybedenler için rahmet, aileleri için başsağlığı dileklerini ileten sendika, arama kurtarma ekiplerine ve operasyon boyunca hava trafiğini güvenle yöneten personele teşekkür etti.

Kazayla ilgili adli sürecin sürdüğünü hatırlatan sendika, kusur ve sorumluluk tespitinin kendi görev alanlarına girmediğini belirtti. Ancak bir olayın ardından "Kim suçluydu?", "Hangi denetim yapılmadı?", "Hangi bakım eksikti?" gibi soruların sorulmasının tek başına yeterli olmadığına işaret eden sendika, asıl meselenin bu soruların insanlar hayatını kaybetmeden önce gündeme getirilmesi olduğunu ifade etti. Açıklamada, "Devletin görevi, bu soruları insanlar hayatını kaybetmeden önce sormaktır" denildi.

Sendika, yıllardır personel yetersizliği, teknik sistemlerin eskimesi, radar, telsiz ve haberleşme altyapısındaki sorunlar, yedeklilik ve bakım eksiklikleri ile Hava Trafik Kontrol Merkezi ve SMART binasının fiziki durumu hakkında uyarılarda bulunduklarını dile getirdi. Ercan'daki hava trafik sisteminin 2009'da kurulduğu, aradan yaklaşık 17 yıl geçmesine karşın aynı sistem ve ekipmanlarla hizmet verilmeye çalışıldığı savunuldu. Zaman zaman en temel bilgisayar parçalarının, hatta bir mouse'un bile temininde güçlük yaşandığını belirten sendika, teknik altyapıdaki bu eksikliklerin hava trafik kontrolörlerinin sorumluluğundaki yüzlerce kişinin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

Açıklamada, uçuş emniyetinin büyük ölçüde personelin tecrübesi, dikkati ve özverisi sayesinde korunduğu ancak bunun sürdürülebilir bir devlet politikası olamayacağı vurgulandı. "Personelin fedakârlığı bir devletin emniyet sistemi olamaz" ifadesine yer verilen açıklamada, teknik sistemlerin bakım, yenileme, yedeklilik ve güvenilirliğinin çalışanların kişisel çabalarına terk edilemeyeceği kaydedildi. SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin yıllardır ciddi bakım ve yenileme ihtiyacı içinde olduğu ileri sürülürken, merkezi yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı, kullanılan özel gazların kullanım sürelerinin dolduğu ve gerekli kontrollerin yapılmadığı iddia edildi. Çatılarda su sızıntıları bulunduğu, ısıtma ve soğutma sistemlerinin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilerek bu problemlerin sıradan bir bina bakım sorunu olmadığı ifade edildi.

Sivil Havacılık Dairesi'nin araç parkındaki birçok aracın ekonomik ve teknik ömrünü tamamladığı öne sürülürken, teknik personelin dağlık bölgelerdeki telsiz ve haberleşme vericilerine ulaşmak için eski araçlarla zorlu koşullarda görev yaptığı aktarıldı. Bazı teknik personelin temel el aletlerini dahi kendi imkanlarıyla temin etmek zorunda kaldığı savunulan açıklamada, bu durumun yalnızca kaynak eksikliği değil, aynı zamanda yönetim ve önceliklendirme sorunu olduğu dile getirildi. Ercan Havalimanı'nın zaman zaman büyük gövdeli uçaklara hizmet verdiğine işaret edilerek, havalimanının ilan edilen yangınla mücadele kapasitesinin fiilen karşılanıp karşılanmadığının sorgulanması gerektiği belirtildi. İdare tarafından itfaiye kategorisinin CAT 9 olarak açıklandığı ancak itfaiye araçlarının önemli bölümünün eski olması nedeniyle bu seviyenin gerçek müdahale kapasitesi bakımından karşılanıp karşılanmadığı konusunda endişe bulunduğu kaydedildi. Mevcut araçların CAT 7 seviyesindeki bir müdahaleyi dahi hangi koşullarda karşılayabileceğinin gerçek bir uygulamayla ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

Sendika ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile KKTC Sivil Havacılık Dairesi arasında imzalanan protokol kapsamında 29 Haziran-1 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ercan Havalimanı'nda gerçekleştirilen havacılık güvenliği denetimine dikkat çekti. Denetimde havalimanı girişleri, güvenlik kontrolleri, kamera ve gözetleme sistemleri, personel ve araçların kontrollü alanlara girişleri ile terminal ve hava tarafındaki güvenlik tedbirleri gibi çeşitli alanlarda eksiklikler tespit edildiği belirtildi. Hava trafik birimlerinin de yerinde incelendiğinin bilinmesine rağmen raporda kule, yaklaşma kontrol, saha kontrol, muhabere sistemleri ve SMART Hava Trafik Kontrol Merkezi'nin teknik durumuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği savunuldu. Sendika, "Bu birimlerde herhangi bir eksiklik tespit edilmediği için mi raporda yer almadı, yoksa bu alanlar rapor kapsamının dışında mı bırakıldı?" sorusunu yönelterek hava trafik hizmetlerinin teknik ve operasyonel emniyetinin de kapsamlı ve bağımsız şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Filo Jet kazasıyla ilgili yargı sürecinin devam ettiğini yineleyen sendika, yaşanan facianın havacılıkta emniyet anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti. Radar, telsiz, yedek sistemler, personel sayısı ve havalimanı itfaiyesinin müdahale kapasitesi gibi konuların bir facia yaşanmadan önce sorgulanması gerektiği ifade edildi. Sendika, "Bir gün çıkıp 'Biz söylemiştik' demek istemiyoruz. Biz haklı çıkmak istemiyoruz. Biz önlem alınmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklama, "Havacılıkta gerçek başarı, bir facianın ardından sorumluyu bulmak değil, o facianın hiç yaşanmamasını sağlamaktır" mesajıyla sona erdi.

Sık Sorulan Sorular

Filo Jet kazasının ardından Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, kusur ve sorumluluk tespitinin kendi görev alanlarına girmediğini belirtiyor. Bu durumda kazayla ilgili adli süreç hangi kurum tarafından yürütülüyor?
Haberde, kazayla ilgili adli sürecin sürdüğü belirtiliyor ancak hangi kurumun yürüttüğüne dair bilgi verilmiyor.
Sendika, Ercan'daki hava trafik sisteminin 2009'da kurulduğunu ve yaklaşık 17 yıldır aynı sistemle hizmet verildiğini savunuyor. Bu sistemin yenilenmesi için herhangi bir tarih veya plan belirtilmiş mi?
Haberde, sistemin yenilenmesi için herhangi bir tarih veya plan belirtilmiyor; sadece eksiklikler ve uyarılar dile getiriliyor.
Sendika, personel yetersizliği ve teknik altyapı sorunlarına dikkat çekiyor. Bu sorunların giderilmesi için hükümete veya ilgili makamlara yönelik somut bir talep veya çağrı yapılmış mı?
Haberde, sendikanın yıllardır uyarılarda bulunduğu ifade ediliyor ancak somut bir talep veya çağrıya yer verilmiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör