Denizin Dibinde Kaybolan Sadece Umut Değil, Vicdan da Battı
- Filo Jet'in son teknik denetimi 2 Haziran'da Taşucu'nda Türk Loydu tarafından yapıldı.
- Geminin sahibi Türkiye bağlantılı şirket, kurbanların çoğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
- KKTC bayraklı gemileri denetleyen kurul yıllardır çalıştırılmıyor, atama yapılmıyor.
- Günler geçti, istifa yok; seçime üç ay kala makamda oturmak haysiyet sorunu.
Bir kayıp yakınının acısına ortak olmak, o bekleyişin ağırlığını taşımak tarifsiz bir yük. Gerçeği bilmek ama yine de umudu tamamen bırakamamak... Sevdiğinin üzerine bir avuç toprak atabilme arzusuyla yanıp tutuşmak... İşte bu çaresizlik, denizin iki yakasındaki ihmaller zincirinin gölgesinde büyüyor.
Filo Jet'in son teknik denetimi 2 Haziran'da Taşucu'nda Türk Loydu tarafından yapılmış, sertifikası da oradan verilmiş. Geminin sahibi Türkiye bağlantılı bir şirket ve hayatını kaybedenlerin büyük bölümü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Bu tablo, soruşturmanın Türkiye ayağını kaçınılmaz kılıyor. Türk Loydu hangi kriterlere göre denetim yaptı? Yolcu taşımacılığına uygunluk hangi teknik raporlarla belgelendi? Şirket sahiplerinin ise ortalıkta görünmemesi ayrı bir soru işareti.
Kıbrıs tarafında sorumlu makam Ulaştırma Bakanlığı. Seyahat izni verilmiş, limandan çıkış onaylanmış. Ancak tüm sorumluluğu tek bir bakanın üzerine yıkmak da gerçeği görmemek olur. Bu bir yönetim anlayışının, daha doğrusu yönetimsizliğin sonucu. Günler geçti, istifa yok. Seçime üç ay kala makam koltuğunda oturmaya devam etmek, artık siyasi kariyer meselesi değil, doğrudan bir haysiyet sorunu.
Bu noktaya bir günde gelinmedi. Yıllar içinde kamunun kurumsal kapasitesi bilinçli olarak çökertildi. Üst kademelere bilgi yerine sadakat, deneyim yerine yandaşlık, yetkinlik yerine itaat ölçüt oldu. Kurumların hafızası boşaltıldı, ciddiyet kayboldu. Sonra da hayatlar bu kurumlara, bu insanlara emanet edildi. Bilirkişi Ulus Göker'in tespiti çarpıcı: KKTC bayraklı gemileri denetleyen kurul yıllardır çalıştırılmıyor, emekli olanların yerine atama yapılmıyor. Denetimsizlik, uygun olmayan gemilerin çalıştırılmasını kolaylaştırıyor.
İstifa, gelişmiş demokrasilerde bir medeniyet göstergesidir. Oysa burada silo çöker, genç bir işçi ölür, sorumlusu yoktur. Bir bebek ölür, mamaya alkol karışır, sorumlusu yoktur. Gemi batar, yine sorumlusu yoktur. Siyasi sorumsuzlar ülkesinde istifa beklemek neredeyse boş bir hayal. Ama toplumun öfkesi ilk kez o koruma duvarını aşıyor gibi. Bu büyük acının ortasında hesap sormak, tam da şimdi yapılması gereken şey. Doğru insanlar yönetseydi denizin iki yakasını, yoksulluk kader olmazdı denizin dibinde.