DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Denktaş'tan feribot faciası tepkisi: Sorumlular tek tek hesap vermeli

02 Eylül 2026 31 okunma
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Girne açıklarında yaşanan feribot faciasının ihmaller zincirinin sonucu olduğunu belirterek süreçte rolü olan herkesin hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Denktaş, hasarlı gemiye seyir izni verilmesine ve denetimsizliğe sert tepki gösterdi.
  • Facianın kaptan hatasına indirgenemeyeceğini, ihmaller zincirindeki tüm sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
  • Geminin araba kaportacısına tamir ettirildiğini ve denkliği belirsiz Honduras kaptanlık belgeleriyle personel çalıştırıldığını öne sürdü.
  • Denktaş, hava yolu şirketlerinin bilet fiyatlarını yükseltmesini "fırsatçılık" olarak nitelendirdi ve hükümeti yaptırım uygulamamakla eleştirdi.

TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Girne açıklarında meydana gelen feribot faciasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Faciaya giden yolda ciddi bir denetimsizlik ve yönetim zaafı yaşandığını dile getiren Denktaş, hasarlı olduğu bilinen bir gemiye seyir izni verilmesine sert tepki gösterdi.

Genç TV'de Mustafa Alkan'ın sunduğu Er Meydanı programına canlı yayın konuğu olan Denktaş, kazanın yalnızca kaptan hatasına indirgenemeyeceğini vurguladı. Geminin geçmişteki görüntüleri ve kazazedelerin anlatımlarının ortada bir ihmaller zinciri olduğunu açıkça gösterdiğini ifade eden Denktaş, "Bu zincirin her kademesindeki sorumlular hesap vermelidir" dedi.

Geminin daha önce hasarlı olduğunu ve maliyeti düşürmek amacıyla yetkisiz kişilere tamir ettirildiğini öne süren Denktaş, bir iddiaya göre onarımın araba kaportacısı tarafından yapıldığını savundu. Tamiratı gerçekleştirenlerden sefere uygunluk onayı verenlere, liman amirliğinden Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na kadar süreçte yer alan tüm yetkililerin sorumlu olduğunu ileri sürdü. Denktaş ayrıca gemide Honduras'tan alınmış, denkliği belirsiz kaptanlık belgeleriyle personel çalıştırıldığını belirterek "Zincirin her halkasındaki sorumlular tek tek ortaya çıkarılmalıdır" ifadesini kullandı.

Kazazedelerin ailelerinin adaya ulaşmaya çalıştığı dönemde hava yolu şirketlerinin bilet fiyatlarını 20-25 bin TL bandına yükseltmesini de eleştiren Denktaş, bu tutumu "fırsatçılık, hırsızlık ve yağmacılık" olarak nitelendirdi. Hükümetin bu firmalara karşı yaptırım uygulama cesareti gösteremediğini savunan Denktaş, "Tamir maliyeti az olsun diye 260 insanın hayatıyla oynandı. Bu halk bunu unutmayacak" diye konuştu.

Mağdur vatandaşlara parti olarak hukuki ve psikolojik destek sağlamaya başladıklarını aktaran Denktaş, ihtiyaç duyanların "0548 895 08 26" numaralı hattan kendilerine ulaşabileceğini duyurdu. Benzer acıların yaşanmaması için deniz yolu ulaşımında güvenlik standartlarının derhal sağlanması çağrısında da bulundu.

Sık Sorulan Sorular

Serdar Denktaş'a göre feribotun hasarlı olduğu bilinmesine rağmen seyir izni verilmesinin sorumlusu kimdir?
Denktaş, liman amirliğinden Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na kadar süreçte yer alan tüm yetkililerin sorumlu olduğunu ileri sürdü.
Denktaş, gemide çalışan personelin belgeleriyle ilgili hangi iddiayı ortaya attı?
Gemide Honduras'tan alınmış, denkliği belirsiz kaptanlık belgeleriyle personel çalıştırıldığını belirtti.
Denktaş, kazazedelerin ailelerinin adaya ulaşmaya çalıştığı dönemde hava yolu şirketlerinin fiyat artışını nasıl nitelendirdi?
Bu tutumu "fırsatçılık, hırsızlık ve yağmacılık" olarak nitelendirdi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör