DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Denktaş'tan kamu maliyesi için köklü değişim planı: Borç sıfırlanacak, vergiler düşecek

17 Ağustos 2026 81 okunma
TAM Genel Başkanı Serdar Denktaş, kamu maliyesindeki belirsizliğin hayat pahalılığını tetiklediğini belirterek borcun sıfırlanmasından vergi reformuna kadar geniş bir yol haritası açıkladı.
Öne Çıkanlar
  • Denktaş, Merkez Bankası kâr payıyla borcun tamamen sıfırlanacağını söyledi.
  • Bankalardan BSİV kaldırılacak ve komisyon alımları engellenecek.
  • Gelir ve kurumlar vergisi oranları düşürülerek harcamaya oranlı vergi talep edilecek.
  • Kuzey Kıbrıs kademeli olarak serbest ticaret bölgesi haline getirilecek.

Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM) Genel Başkanı Serdar Denktaş, kamu maliyesinin hayat pahalılığı üzerindeki etkilerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Denktaş, sürekli borçlanılması ve borcun borçla ödenmesinin kamuoyu tarafından bilinmesinin piyasada ek bir maliyet unsuru oluşturduğunu ifade etti.

Merkez Bankası kâr payının belirli bir süre borç ödemelerinde kullanılmasıyla borcun tamamen sıfırlanabileceğini aktaran Denktaş, bu yaklaşımın vatandaşa güven vereceğini vurguladı. Uygulayacakları politikalarda bankalardan BSİV'nin kaldırılacağını ve komisyon alımlarının engelleneceğini belirten Denktaş, bunun yaratacağı psikolojik etkiyle piyasanın rahat bir nefes alacağını kaydetti.

Gelir ve kurumlar vergisi oranlarının aşağıya çekilerek gerçek kazanç üstünden vergi talebi yapılacağını dile getiren Denktaş, bu sayede kayıt dışılığın da minimize edileceğini söyledi. Denktaş, "Gelir vergisi olarak elde edilecek gelirin üzerinden yapılan vergilendirme, bu konuda yapılacak reformla elde edilen gelirden, yüzdelik bir pay talep etmek yerine, yapılan harcamaya oranlı bir vergiyi talep etme yoluna gidilecektir." ifadelerini kullandı.

Bu yöntemle elde edilen gelirin tasarruf edilen kısmının vergiden muaf tutularak vergi tahsilatı yapılacağını belirten Denktaş, fiyat istikrar fonu dahil tüm borç, harç ve fon oranlarının aşağıya çekileceğini aktardı. Güney ve Kuzey'e göre mukayeseli avantaj elde edilebilecek ürünlerin tespit edileceğini kaydeden Denktaş, sadece bu ürünlerin alımı için her iki taraftan ülkeye sıcak para akışının hızlandırılacağını ifade etti.

"Biz sürümden kazanmayı hedefleyerek hareket edeceğimizi söylüyoruz." diyen Denktaş, mevcut teşvik politikalarının gözden geçirilerek yenileneceğini ve büyük bir kısmının süreli teşvik haline dönüşeceğini belirtti. Kademeli olarak Kuzey Kıbrıs'ı serbest ticaret bölgesi haline getireceklerini açıklayan Denktaş, limanların transit ticarete uygun hale dönüştürülerek gerekli ekipmanların sağlanacağını söyledi. Türkiye'den gelen yardımların kontrolünün yine Türkiye tarafından yapılması ancak öncelik saptamanın hükümete ait olmasının önemine değinen Denktaş, yatırımların ülkenin kendi şirketleri tarafından yapılmasının KKTC ekonomisini daha sağlam bir zemine oturtacağını kaydetti.

Sık Sorulan Sorular

Merkez Bankası kâr payının borç ödemelerinde kullanılmasıyla borcun tamamen sıfırlanacağı belirtiliyor, bu süreç ne kadar sürecek?
Haberde bu sürecin ne kadar süreceğine dair bir bilgi yer almamaktadır.
BSİV'nin kaldırılması ve komisyon alımlarının engellenmesi bankaların gelirlerini nasıl etkileyecek?
Haberde bu uygulamanın bankaların gelirleri üzerindeki etkisine dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Gelir ve kurumlar vergisi oranlarının aşağıya çekilmesiyle kayıt dışılığın minimize edileceği söyleniyor, bu reformun uygulanma takvimi nedir?
Haberde vergi reformunun uygulanma takvimine dair herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör