DİSİ’nin Geçmişle İmtihanı: Annita’nın Anastasiades Sınavı
Rapordaki bulgulara karşı DİSİ’nin verdiği tepki, partinin geçmişiyle kurduğu çelişkili ilişkiyi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Parti yetkilileri, Anastasiades’in açıklamalarından “ikna olduklarını” belirtirken, eski Cumhurbaşkanı’nın partinin kolektif organlarında neden yer almadığını sorgulamaya başladı. Bu süreçte AKEL’i demokratik cepheden dışlayan DİSİ, Mari faciasını yeniden gündeme getirerek eleştirilerini derinleştirdi.
Annita Demetriou ise yaptığı açıklamalarda Anastasiades hükümetinin “muazzam başarılarına” vurgu yaparken, Yolsuzlukla Mücadele Kurumu’nun raporunda geçmiş on yılın en büyük mirası olarak tanımlanan “devlet kurumlarının ele geçirilmesi ve sistematik yolsuzluk” gerçeğini görmezden gelmeyi tercih etti. Lider, raporda ele alınan konuların incelenmesi için genel ifadelerle çağrıda bulunmakla yetindi.
Parti içinde uzun süredir devam eden bir ikilem göze çarpıyor: bir yandan modern ve yenilenmiş bir imaj yaratma çabası, diğer yandan ise kendi geçmişiyle yüzleşmekten kaçınma eğilimi. DİSİ, sürekli dile getirdiği modernleşme hedefinin, ülkeyi başarısız bir devlet konumuna sürükleyen unsurlardan kesin bir kopuş gerektirdiğini bir türlü kavrayamadı. Bu nedenle Anastasiades’in gölgesi parti üzerinde kalıcı bir etki bırakmaya devam ediyor.
Parti yönetimi, eski Cumhurbaşkanı’na olan mesafesini belirlemekte zorlanıyor. Avrupa Parlamentosu’nun “Kıbrıs Gizli Belgeleri” ifşaatlarının gündemde olduğu bir dönemde Annita’nın Anastasiades ile görüşmeyi tercih etmesi, bu belirsizliğin somut örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, Annita’nın Anastasiades’e koyacağı mesafe, sadece partinin değil, kendi siyasi geleceğinin de en belirleyici unsuru olacak.